<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Sizden Hikayeler !!!! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://askhikayeleri.ufoss.com/sizden-hikayeler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://askhikayeleri.ufoss.com/sizden-hikayeler/</link>
	<description>Gerçek, Hüzünlü, Acıklı Aşk Hikayeleri, aşk sözleri , aşk hikayeleri , aşk şiirleri, aşk sözleri , aşk şiirleri , aşk nedir , aşk resimleri, aşk testi ,aşk mesajları, aşk mektupları,delice sevmek, ölümüne sevgi, ölümsüz sevgi, sonsuz aşk, sonsuza kadar aşk, aşk, sevgi, Efsane Hikayeler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 02:42:40 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Kazım SEZGİN</title>
		<link>http://askhikayeleri.ufoss.com/sizden-hikayeler/comment-page-2/#comment-2026</link>
		<dc:creator>Kazım SEZGİN</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Dec 2011 21:28:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://askhikaye.ciyiz.net/?p=211#comment-2026</guid>
		<description>SİZCE GERÇEK SEVEN HANGİSİ
O akşam diğer akşamlardan çok farklıydı. Daha bir kasvetli, daha bir karanlıktı sokaklar. Saatin erken olmasına rağmen bomboştu kocaman cadde. Bir gün öncesi havanın çok güzel olmasına rağmen o akşam dondurucu bir soğuk ve ürkütücü bir sessizlik hâkimdi şehre. Sanki herkes, her şey olacaklardan haberdardı da bir tek onun haberi yoktu…

Evet hiçbir şeyden haberi yoktu gencin. Bilmiyordu hayatının bir anda nasıl değişeceğini. Belki de anlayacaktı bir çok gerçeği, hayatın kırılma noktalarının olduğunu öğrenecekti…

Birazdan kurstan çıkacaktı sevgilisi. Kapının önünde bekliyordu genç. Bu gün biraz uzadı sanki ders. Daha fazla bekledi kapının önünde önceki günlere göre. Hava da bir anda soğuduğu için tedbirsiz çıkmıştı evden, donmuştu adeta. Parmaklarının uçlarını hissetmiyordu. Ve çıktığını gördü o anda kapıdan. İçi ısındı adeta bir anda. 5 yıldır birlikteydiler ve onu her gördüğünde içi ısınır, yüzü gülerdi zaten. Yine gülümsedi genç. Kızda gülümsedi ona karşı. Boş, soğuk ve sessiz caddede yan yana yürümeye başladılar. Genç, kızın elini tutmak istedi. Onun elini tutmak dünyanın en güzel duygusuydu ona göre. Ama kız elini tutmak istemedi havanın soğuk olduğunu, ellerini ceplerinden çıkarmak istemediğini mazeret göstererek. Genç sorular soruyordu kıza gününün nasıl geçtiğine dair. Ama kız tüm soruları geçiştirmişti açık bir şekilde. Kız ‘Bir yere gidip biraz konuşalım mı? Sana söylemek istediklerim var’ dedi gence. ‘Tabi hayatım konuşalım. Merak ettim konu nedir’ diye sordu kıza. Anlamıştı aslında kötü bir şeyler olduğunu. İçine kor düşmüştü. Nefes almasını zorlaştıran bir iç sıkıntısı oturup kalmıştı yüreğine. Kız ‘birazdan konuşacağız’ dedi. Kızın bu sert ve soğuk tavrı daha da sıkmış daha da acıtmıştır gencin canını.

Ve bir cafeye girdiler. Karşılıklı olarak oturdular. Girişte çaylarını söylemişlerdi. Çaylarından içerek ısınmaya çalıştılar. Susuyorlardı. Hiç ama hiç konuşmuyorlardı. Oysa böylemiydi önceden. Birbirlerine şakalar yaparlardı, gün boyu görüşmemenin özlemini giderirlerdi. Farklıydı bu gece. Bu gece sesiszdi, bu gece çıt çıkmıyordu. Genç konuşmaya başladı. ‘Evet hayatım seni dinliyorum. Neymiş konuşman gereken önemli konu?’ Kız gence ‘lütfen birazdan konuşalım. Şu anda sadece susalım’ dedi. Genç kıpkırmızı olmuştu. Çok ama çok kötü şeyler olacağını daha fazla hissedebiliyordu artık. Biraz önce soğuktan donan vücudu şimdi üzerine oturmuş olan ateşten gömlek nedeniyle yanıyordu. Kızın dudaklarına kilitlenip kalmıştı. O iki dudağın arasından çıkacak cümleleri bekliyordu sabırsızlıkla. Niçin konuşmuyordu peki? Niçin bu işkence gibi dakikaları yaşatıyordu ona. Ne konuşacağını düşünüyor, her şey geliyordu aklına. Daha önce böyle bi beyin fırtınası yaşamamıştı kesinlikle. Çayları bitmişti boşları almaya gelen garsona ‘2 çay daha alabilirmiyiz’ dedi ve kıza o anda sordu. ‘İçiyorsun dimi hayatım?’ Kız gözlerini evet manasında kırptı. Birkaç dakika geçtikten sonragarson çaylarını getirdi. Kız konuşmaya başlayacaktı artık. Doğruldu. Dik ve sert bir duruş aldı. Ve başladı konuşmaya:
-‘Söyleyeceklerimi hiç bölmeden dinle lütfen. Bundan sonra bana bir daha hayatım deme. Çünkü ben senin için bir hayat değilim, sen de benim için bir hayat değilsin. Evet 5 yıldır birlikteyiz. Çok güzel anılarımız geçti. Binlerce güzel anımız var. Çok güzel hayallerimiz vardı. Ama ben bu ilişkide güzel bi son göremiyorum artık. 2 yıl sonrasını hayal edemez oldum. Bu ilişkinin bu kadar uzun sürmesinin nedenini sadece alışkanlık olduğunu düşünüyorum. Öyle olmasa kendimi sana ait hissededim. Ama sana ait olmadığımı hissediyorum! Geçirdiğimiz onca güzel günlerin,onca güzel anların hatrına bu ilişkinin güzel bir şekilde sonlanmasını istiyorum. Lütfen bana hiçbir şekilde engel olmaya çalışma, hiçbir şey söyleme, hiçbir şey yapma. Ve şu anda tek bir kelime dahi etmeden gitmeme izin ver.’

Ayağa kalktı, yanına geldi ve yanağına bir öpücük kondurarak hızla uzaklaştı.

Genç ne yapacağını bilemez bir haldeydi. Nutku tutulmuştu. Donup kalmıştı. Onu tanımayan birisi aklını kaçırmış olduğunu düşünürdü kesinlikle. Canı, yaşama sebebi, aşkı, bir tanesi gitmişti. Ve o hiçbir şey yapamamış, bir şey söyleyememişti. O anda bir mesaj geldi telefonuna. Umutla çıkarttı cebinden telefonu. Ondan geldiğini düşünüyordu. ‘gitmedim, geliyorum. Seni asla bırakmam’ diye bir şeyler yazacağını düşünüyordu. Mesajı açtı. Şunlar yazılı idi: ‘gerçekten çok üzgünüm! Seni üzmeyi istemezdim fakat elimden başka bir şey gelmiyor. Bir aydır benimle evlenmek isteyen birisi var ve ben o kişiyle evlenmeye karar verdim. Hoşça kal değerli insan’ yazıyordu mesajda. Gerçekten çıldırmak üzereydi. Masadaki yarısı halen dolu olan çay bardaklarını yere fırlattı, ayağa kalktı ve sandalyeleri tekmelemeye başladı. Başını ellerinin arasına sıkıştırarak yere çöktü kaldı genç. Herkes şaşkın biçimde ona bakıyordu. Garsonun birisi koşarak yanına geldi. Biraz da sert bir şekilde kolundan tutarak ‘Ne yapıyorsun sen?’diye bağırdı. Garsonun ellerinden sıyrılarak hızla koşmaya başladı. Onun evine doğru koşuyordu. Karşısına geçip tüm bunların ne anlama geldiğini sormak istiyordu. Yaklaşmıştı da evine, o anda cep telefonuna bir mesaj daha geldi. ‘Lütfen arama, sorma beni. Bu kararımın asla geri dönüşü yok. Beni gerçekten iddia ettiğin kadar sevdiysen ne olursun hiçbir şey yapma bu dakikadan sonra’. Sevdiysen diyordu! Sevmek mi hem de nasıl sevmişti. Tapmıştı adeta ona. Onun için gözünü kırpmadan ölüme giderdi. Aslında sevdiği ona bunları söyleyerek bir anlamdan da ölmesini istemişti zaten. Ne yapması gerektiğini bilemiyordu. Kıymak istedi o an, oracıkta canına. Ama içinde bir umut vardı hala. Geri dönebilirdi ona sevdiği. Bunun için yapamadı bir şey kendine. Telefonuna sarıldı bir hışımla. Onu aradı. Fakat kapatmıştı kız telefonunu. Tekrar tekrar aradı ama açılmadı o telefon. Kendisini hiç bu kadar çaresiz hissetmemişti. Canı bir gün olsun yanmamıştı bu kadar. Evine gitti çaresiz. Sabaha kadar düşündü durdu. En sevdiği insan, en güvendiği insan nasıl yapabilirdi böyle bir şeyi.
Artık bir çareydi. Günler çok zor geçiyordu onun için. Yâda geçmek bilmiyordu demek daha doğru olur. Eve kapatmıştı kendini genç. Evden bir tek sigara almak için çıkıyordu. Tam 47 gün bu şekilde devam etti. Onsuz bir dakika geçiremezken onunla olmayan tam 47 gün geçirmişti. Ama daha fazla dayanamayacağını anlamıştı artık. Onu kazanabilmek için bir şeyler yapmalıydı kesinlikle. Günlerdir eline almadığı telefonunu aradı gözleri bir anda. Onun numarasını çevirdi hemen. Ama kapalıydı hala kızın telefonu. Evine gitmeye karar vermişti. Ve gitti de! Ama artık orada oturmadıklarını öğrenince bir kez daha yıkıldı dünyası. Belki unuturum diye ona ait her şeyi yok etmişti. Onu hatırlatacak her şeyi ve herkesi de silmişti rehberinden. Ulaşmalıydı ona bir şekilde. Ömrünün sonuna kadar pişmanlık duymamak için son bir kez daha denemeliydi onu kazanabilmeyi. Kızın arkadaşı geldi aklına. Evet, en yakın arkadaşının evini biliyordu. Koşmaya başladı. Herkesin şaşkın bakışlarına aldırış etmeden koşuyordu. Zile bastı. Arkadaşının annesi çıktı kapıya. Evde olmadığını söyledi. Şehir dışında olduğunu ve gece geç saatte döneceğini söyledi. O kapının önünden hiç ayrılmadan, soğuğa, açlığa ve susuzluğa aldırış etmeden saatlerce bekledi. Geç de olsa gelmişti artık kızın arkadaşı. Kız çok şaşırdı gecenin bir yarısı karşısında onu görünce. Çantasını açtı ve bir zarf uzattı gence. Anlamıştı aslında ne olduğunu. Yinede heyecanla açtı ve bir kez daha inanamadı gözlerine. Hayatta en sevdiği kadının düğün davetiyesiydi bu. Ve yarından sonra evleniyordu en büyük aşkı. Gerçekten yaşamanın hiçbir anlamı olmadığına karar verdi o anda genç. Kızın arkadaşıyla sabaha kadar konuştular. Onun niçin bir anda bunu yaptığını öğrenmek istemişti günlerdir. Merak ettiği sorularında yanıtını almıştı o gece…

İki gün geçti ve kızın evleneceği gün gelip çattı. Genç sakal traşını oldu, saçlarını taradı, en sevdiği takım elbisesini giydi. Doğum günün de kızın hediye etmiş olduğu kol düğmelerini taktı. Onun için en anlamlı aksesuar ise beline taktığı silahtı o gece. Sevdiği kadının başka bir adama evet dediğini duyduğu anda hayatına son vermeye karar vermişti. Böylelikle kanıtlamış olacaktı herkese onu ne kadar sevdiğini. Ve yola koyuldu genç. Çok heyecanlıydı. Ağır adımlarla nikâhın kıyılacağı salona çıktı. Onu tanıyanların şaşkın bakışları arasında en ön sıradan bir sandalyeye oturdu ve beklemeye başladı. Nikâhın kıyılma vakti gelmişti artık. Gelin ve damat gelmek üzereydi nerdeyse nikâh masasına. Ve tam o anda kız genci gördü uzaktan. Hemen geri döndü odaya. Heyecanını bastıramadığını ve bi kaç dakika daha müsaade istediğini söyledi damada. Ona da kapının önünde beklemesini rica etti. Dakikalar geçti. Tüm salon gelin ve damadın gelip nikâhın başlamasını istiyordu artık! Kız damattan tüm salona ondan geriye saydırmasını istedi. Kendisinin de sıfır olduğunda çıkacağını söyledi. Bu fikir herkese eğlenceli ve etkileyici gelmişti. Tüm salon ondan geriye saymaya başladı. 
10–9–8–7–6–5–4–3–2–1–0…
O anda ürkütücü bir silah sesi yankılandı salonda. Tüm salona derin bir sessizlik hâkim oldu. Genç yerinden fırlayarak kızın bulunduğu odaya koştu hızla. Kapıyı açtığında hayatta karşılaşmak isteyeceği en ürkütücü manzarayla karşılaştı. Hayatının anlamının hayal ettiği o bembeyaz gelinlik kıpkırmızı kanlara bulanmıştı. O kıyacakken, en sevdiği kıyıvermişti canına. Genç dondu kaldı. İşte hayatın bittiği an o andı!

İki gün önce kızın arkadaşı ile gencin neler konuştuğuna gelecek olursak. 
Kız genci niçin terk ettiğini anlatmıştı tüm gerçekliğiyle. Kız nasıl odluda böylesine büyük bir aşkı bir anda bir gece de bitirebilmişti? Çünkü evleneceği adam çok zengindi! Ve olaydan bir ay önce ailesi çekmiş olduğu krediyi ödeyememişler ve ipotekte olan evlerini boşaltmaları istenmişti! Annesi o gece bileklerini kesip hayatına son vermek istemişti. Son anda kurtarmışlardı. Kızın 2 tane küçük kardeşi vardı ve ikisi de çok hastaydı. Birisi lösemi, diğeri ise doğuştan sakattı! Sakat olan kardeşini 4 ay önce kaybetmişti! Diğer kardeşinin durumu da gün geçtikçe kötüye gitmekteydi. Düğünden bir hafta önce kardeşine ilik nakli yapıldı ve bankaya olan borç da ödendi. Artık evlerinde oturabilecekler!

Sizce bu hikâyede gerçek seven kim?
a) Kız gerçekten çok sevmektedir. Ailesini ve kardeşlerini kurtarmak için bu yolu seçmiştir. Bu ayrılığa ve başka biriyle evlenme fikrine daha fazla dayanamayıp düğün gününde hayatına son vermiştir!

b) Erkek gerçekten çok sevmektedir. Onu hiçbir zaman terk etmek istememiştir. Onu kaybetmeyi hiçbir şeye rağmen göze almamıştır. Onu kaybetmemek için uğraşmış. Ve onun başkasıyla evlenme fikrine daha fazla katlanamayıp düğün günü canına kıymak istemiştir!

c) Her ikisi de gerçekten çok sevmekte. İşte gerçek aşk bence budur. Sevdiği için ölmek!

d) İkisinin aşkı da gerçek aşk değildir. Gerçek aşk olsaydı kız her ne olursa olsun genci terk etmezdi. Genç de olayın aslını öğrendiğinde kızı bu evlilik kararından vazgeçirmeliydi her ne pahasına olursa olsun.

KAZIM SEZGİN</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>SİZCE GERÇEK SEVEN HANGİSİ<br />
O akşam diğer akşamlardan çok farklıydı. Daha bir kasvetli, daha bir karanlıktı sokaklar. Saatin erken olmasına rağmen bomboştu kocaman cadde. Bir gün öncesi havanın çok güzel olmasına rağmen o akşam dondurucu bir soğuk ve ürkütücü bir sessizlik hâkimdi şehre. Sanki herkes, her şey olacaklardan haberdardı da bir tek onun haberi yoktu…</p>
<p>Evet hiçbir şeyden haberi yoktu gencin. Bilmiyordu hayatının bir anda nasıl değişeceğini. Belki de anlayacaktı bir çok gerçeği, hayatın kırılma noktalarının olduğunu öğrenecekti…</p>
<p>Birazdan kurstan çıkacaktı sevgilisi. Kapının önünde bekliyordu genç. Bu gün biraz uzadı sanki ders. Daha fazla bekledi kapının önünde önceki günlere göre. Hava da bir anda soğuduğu için tedbirsiz çıkmıştı evden, donmuştu adeta. Parmaklarının uçlarını hissetmiyordu. Ve çıktığını gördü o anda kapıdan. İçi ısındı adeta bir anda. 5 yıldır birlikteydiler ve onu her gördüğünde içi ısınır, yüzü gülerdi zaten. Yine gülümsedi genç. Kızda gülümsedi ona karşı. Boş, soğuk ve sessiz caddede yan yana yürümeye başladılar. Genç, kızın elini tutmak istedi. Onun elini tutmak dünyanın en güzel duygusuydu ona göre. Ama kız elini tutmak istemedi havanın soğuk olduğunu, ellerini ceplerinden çıkarmak istemediğini mazeret göstererek. Genç sorular soruyordu kıza gününün nasıl geçtiğine dair. Ama kız tüm soruları geçiştirmişti açık bir şekilde. Kız ‘Bir yere gidip biraz konuşalım mı? Sana söylemek istediklerim var’ dedi gence. ‘Tabi hayatım konuşalım. Merak ettim konu nedir’ diye sordu kıza. Anlamıştı aslında kötü bir şeyler olduğunu. İçine kor düşmüştü. Nefes almasını zorlaştıran bir iç sıkıntısı oturup kalmıştı yüreğine. Kız ‘birazdan konuşacağız’ dedi. Kızın bu sert ve soğuk tavrı daha da sıkmış daha da acıtmıştır gencin canını.</p>
<p>Ve bir cafeye girdiler. Karşılıklı olarak oturdular. Girişte çaylarını söylemişlerdi. Çaylarından içerek ısınmaya çalıştılar. Susuyorlardı. Hiç ama hiç konuşmuyorlardı. Oysa böylemiydi önceden. Birbirlerine şakalar yaparlardı, gün boyu görüşmemenin özlemini giderirlerdi. Farklıydı bu gece. Bu gece sesiszdi, bu gece çıt çıkmıyordu. Genç konuşmaya başladı. ‘Evet hayatım seni dinliyorum. Neymiş konuşman gereken önemli konu?’ Kız gence ‘lütfen birazdan konuşalım. Şu anda sadece susalım’ dedi. Genç kıpkırmızı olmuştu. Çok ama çok kötü şeyler olacağını daha fazla hissedebiliyordu artık. Biraz önce soğuktan donan vücudu şimdi üzerine oturmuş olan ateşten gömlek nedeniyle yanıyordu. Kızın dudaklarına kilitlenip kalmıştı. O iki dudağın arasından çıkacak cümleleri bekliyordu sabırsızlıkla. Niçin konuşmuyordu peki? Niçin bu işkence gibi dakikaları yaşatıyordu ona. Ne konuşacağını düşünüyor, her şey geliyordu aklına. Daha önce böyle bi beyin fırtınası yaşamamıştı kesinlikle. Çayları bitmişti boşları almaya gelen garsona ‘2 çay daha alabilirmiyiz’ dedi ve kıza o anda sordu. ‘İçiyorsun dimi hayatım?’ Kız gözlerini evet manasında kırptı. Birkaç dakika geçtikten sonragarson çaylarını getirdi. Kız konuşmaya başlayacaktı artık. Doğruldu. Dik ve sert bir duruş aldı. Ve başladı konuşmaya:<br />
-‘Söyleyeceklerimi hiç bölmeden dinle lütfen. Bundan sonra bana bir daha hayatım deme. Çünkü ben senin için bir hayat değilim, sen de benim için bir hayat değilsin. Evet 5 yıldır birlikteyiz. Çok güzel anılarımız geçti. Binlerce güzel anımız var. Çok güzel hayallerimiz vardı. Ama ben bu ilişkide güzel bi son göremiyorum artık. 2 yıl sonrasını hayal edemez oldum. Bu ilişkinin bu kadar uzun sürmesinin nedenini sadece alışkanlık olduğunu düşünüyorum. Öyle olmasa kendimi sana ait hissededim. Ama sana ait olmadığımı hissediyorum! Geçirdiğimiz onca güzel günlerin,onca güzel anların hatrına bu ilişkinin güzel bir şekilde sonlanmasını istiyorum. Lütfen bana hiçbir şekilde engel olmaya çalışma, hiçbir şey söyleme, hiçbir şey yapma. Ve şu anda tek bir kelime dahi etmeden gitmeme izin ver.’</p>
<p>Ayağa kalktı, yanına geldi ve yanağına bir öpücük kondurarak hızla uzaklaştı.</p>
<p>Genç ne yapacağını bilemez bir haldeydi. Nutku tutulmuştu. Donup kalmıştı. Onu tanımayan birisi aklını kaçırmış olduğunu düşünürdü kesinlikle. Canı, yaşama sebebi, aşkı, bir tanesi gitmişti. Ve o hiçbir şey yapamamış, bir şey söyleyememişti. O anda bir mesaj geldi telefonuna. Umutla çıkarttı cebinden telefonu. Ondan geldiğini düşünüyordu. ‘gitmedim, geliyorum. Seni asla bırakmam’ diye bir şeyler yazacağını düşünüyordu. Mesajı açtı. Şunlar yazılı idi: ‘gerçekten çok üzgünüm! Seni üzmeyi istemezdim fakat elimden başka bir şey gelmiyor. Bir aydır benimle evlenmek isteyen birisi var ve ben o kişiyle evlenmeye karar verdim. Hoşça kal değerli insan’ yazıyordu mesajda. Gerçekten çıldırmak üzereydi. Masadaki yarısı halen dolu olan çay bardaklarını yere fırlattı, ayağa kalktı ve sandalyeleri tekmelemeye başladı. Başını ellerinin arasına sıkıştırarak yere çöktü kaldı genç. Herkes şaşkın biçimde ona bakıyordu. Garsonun birisi koşarak yanına geldi. Biraz da sert bir şekilde kolundan tutarak ‘Ne yapıyorsun sen?’diye bağırdı. Garsonun ellerinden sıyrılarak hızla koşmaya başladı. Onun evine doğru koşuyordu. Karşısına geçip tüm bunların ne anlama geldiğini sormak istiyordu. Yaklaşmıştı da evine, o anda cep telefonuna bir mesaj daha geldi. ‘Lütfen arama, sorma beni. Bu kararımın asla geri dönüşü yok. Beni gerçekten iddia ettiğin kadar sevdiysen ne olursun hiçbir şey yapma bu dakikadan sonra’. Sevdiysen diyordu! Sevmek mi hem de nasıl sevmişti. Tapmıştı adeta ona. Onun için gözünü kırpmadan ölüme giderdi. Aslında sevdiği ona bunları söyleyerek bir anlamdan da ölmesini istemişti zaten. Ne yapması gerektiğini bilemiyordu. Kıymak istedi o an, oracıkta canına. Ama içinde bir umut vardı hala. Geri dönebilirdi ona sevdiği. Bunun için yapamadı bir şey kendine. Telefonuna sarıldı bir hışımla. Onu aradı. Fakat kapatmıştı kız telefonunu. Tekrar tekrar aradı ama açılmadı o telefon. Kendisini hiç bu kadar çaresiz hissetmemişti. Canı bir gün olsun yanmamıştı bu kadar. Evine gitti çaresiz. Sabaha kadar düşündü durdu. En sevdiği insan, en güvendiği insan nasıl yapabilirdi böyle bir şeyi.<br />
Artık bir çareydi. Günler çok zor geçiyordu onun için. Yâda geçmek bilmiyordu demek daha doğru olur. Eve kapatmıştı kendini genç. Evden bir tek sigara almak için çıkıyordu. Tam 47 gün bu şekilde devam etti. Onsuz bir dakika geçiremezken onunla olmayan tam 47 gün geçirmişti. Ama daha fazla dayanamayacağını anlamıştı artık. Onu kazanabilmek için bir şeyler yapmalıydı kesinlikle. Günlerdir eline almadığı telefonunu aradı gözleri bir anda. Onun numarasını çevirdi hemen. Ama kapalıydı hala kızın telefonu. Evine gitmeye karar vermişti. Ve gitti de! Ama artık orada oturmadıklarını öğrenince bir kez daha yıkıldı dünyası. Belki unuturum diye ona ait her şeyi yok etmişti. Onu hatırlatacak her şeyi ve herkesi de silmişti rehberinden. Ulaşmalıydı ona bir şekilde. Ömrünün sonuna kadar pişmanlık duymamak için son bir kez daha denemeliydi onu kazanabilmeyi. Kızın arkadaşı geldi aklına. Evet, en yakın arkadaşının evini biliyordu. Koşmaya başladı. Herkesin şaşkın bakışlarına aldırış etmeden koşuyordu. Zile bastı. Arkadaşının annesi çıktı kapıya. Evde olmadığını söyledi. Şehir dışında olduğunu ve gece geç saatte döneceğini söyledi. O kapının önünden hiç ayrılmadan, soğuğa, açlığa ve susuzluğa aldırış etmeden saatlerce bekledi. Geç de olsa gelmişti artık kızın arkadaşı. Kız çok şaşırdı gecenin bir yarısı karşısında onu görünce. Çantasını açtı ve bir zarf uzattı gence. Anlamıştı aslında ne olduğunu. Yinede heyecanla açtı ve bir kez daha inanamadı gözlerine. Hayatta en sevdiği kadının düğün davetiyesiydi bu. Ve yarından sonra evleniyordu en büyük aşkı. Gerçekten yaşamanın hiçbir anlamı olmadığına karar verdi o anda genç. Kızın arkadaşıyla sabaha kadar konuştular. Onun niçin bir anda bunu yaptığını öğrenmek istemişti günlerdir. Merak ettiği sorularında yanıtını almıştı o gece…</p>
<p>İki gün geçti ve kızın evleneceği gün gelip çattı. Genç sakal traşını oldu, saçlarını taradı, en sevdiği takım elbisesini giydi. Doğum günün de kızın hediye etmiş olduğu kol düğmelerini taktı. Onun için en anlamlı aksesuar ise beline taktığı silahtı o gece. Sevdiği kadının başka bir adama evet dediğini duyduğu anda hayatına son vermeye karar vermişti. Böylelikle kanıtlamış olacaktı herkese onu ne kadar sevdiğini. Ve yola koyuldu genç. Çok heyecanlıydı. Ağır adımlarla nikâhın kıyılacağı salona çıktı. Onu tanıyanların şaşkın bakışları arasında en ön sıradan bir sandalyeye oturdu ve beklemeye başladı. Nikâhın kıyılma vakti gelmişti artık. Gelin ve damat gelmek üzereydi nerdeyse nikâh masasına. Ve tam o anda kız genci gördü uzaktan. Hemen geri döndü odaya. Heyecanını bastıramadığını ve bi kaç dakika daha müsaade istediğini söyledi damada. Ona da kapının önünde beklemesini rica etti. Dakikalar geçti. Tüm salon gelin ve damadın gelip nikâhın başlamasını istiyordu artık! Kız damattan tüm salona ondan geriye saydırmasını istedi. Kendisinin de sıfır olduğunda çıkacağını söyledi. Bu fikir herkese eğlenceli ve etkileyici gelmişti. Tüm salon ondan geriye saymaya başladı.<br />
10–9–8–7–6–5–4–3–2–1–0…<br />
O anda ürkütücü bir silah sesi yankılandı salonda. Tüm salona derin bir sessizlik hâkim oldu. Genç yerinden fırlayarak kızın bulunduğu odaya koştu hızla. Kapıyı açtığında hayatta karşılaşmak isteyeceği en ürkütücü manzarayla karşılaştı. Hayatının anlamının hayal ettiği o bembeyaz gelinlik kıpkırmızı kanlara bulanmıştı. O kıyacakken, en sevdiği kıyıvermişti canına. Genç dondu kaldı. İşte hayatın bittiği an o andı!</p>
<p>İki gün önce kızın arkadaşı ile gencin neler konuştuğuna gelecek olursak.<br />
Kız genci niçin terk ettiğini anlatmıştı tüm gerçekliğiyle. Kız nasıl odluda böylesine büyük bir aşkı bir anda bir gece de bitirebilmişti? Çünkü evleneceği adam çok zengindi! Ve olaydan bir ay önce ailesi çekmiş olduğu krediyi ödeyememişler ve ipotekte olan evlerini boşaltmaları istenmişti! Annesi o gece bileklerini kesip hayatına son vermek istemişti. Son anda kurtarmışlardı. Kızın 2 tane küçük kardeşi vardı ve ikisi de çok hastaydı. Birisi lösemi, diğeri ise doğuştan sakattı! Sakat olan kardeşini 4 ay önce kaybetmişti! Diğer kardeşinin durumu da gün geçtikçe kötüye gitmekteydi. Düğünden bir hafta önce kardeşine ilik nakli yapıldı ve bankaya olan borç da ödendi. Artık evlerinde oturabilecekler!</p>
<p>Sizce bu hikâyede gerçek seven kim?<br />
a) Kız gerçekten çok sevmektedir. Ailesini ve kardeşlerini kurtarmak için bu yolu seçmiştir. Bu ayrılığa ve başka biriyle evlenme fikrine daha fazla dayanamayıp düğün gününde hayatına son vermiştir!</p>
<p>b) Erkek gerçekten çok sevmektedir. Onu hiçbir zaman terk etmek istememiştir. Onu kaybetmeyi hiçbir şeye rağmen göze almamıştır. Onu kaybetmemek için uğraşmış. Ve onun başkasıyla evlenme fikrine daha fazla katlanamayıp düğün günü canına kıymak istemiştir!</p>
<p>c) Her ikisi de gerçekten çok sevmekte. İşte gerçek aşk bence budur. Sevdiği için ölmek!</p>
<p>d) İkisinin aşkı da gerçek aşk değildir. Gerçek aşk olsaydı kız her ne olursa olsun genci terk etmezdi. Genç de olayın aslını öğrendiğinde kızı bu evlilik kararından vazgeçirmeliydi her ne pahasına olursa olsun.</p>
<p>KAZIM SEZGİN</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: sibelyusuf61</title>
		<link>http://askhikayeleri.ufoss.com/sizden-hikayeler/comment-page-2/#comment-2000</link>
		<dc:creator>sibelyusuf61</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Nov 2011 20:39:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://askhikaye.ciyiz.net/?p=211#comment-2000</guid>
		<description>Uzun bir sure is ariyordum kendime, kendime biraz harclik ciksin diye okul yani bi markette calismaya baslamistim. Orda kassada duruyordum, bazen etrafi temizlemem gerekiyordu. Ayni markette yusuf calisiyordu. Yusuf benim komsumdu, ileriki sokakta oturuyordular, fakat ben onu senelerce hic gormemistim, sadece adini biliyordum, tek bi bildigim daha vardi, oda onun bikac sene evvel benim akrabamla cikmis olmasiydi. Tugceydi o kizin adi, tugceyle akraba olmamiza ragmen hic gorusmuyorduk birbirimizle, sadece bayramlarda tesadufen bir araya geldigimiz oluyordu aile ortaminda. Bi gun ben kassada dururken yusuf yanima gelmisti, sen sibelsin degilmi demisti bana. Bende ona evet, sende yusufsun degilmi demistim. Ne tuhaftiki birbirimizi pek gormedigimiz halde, yinede tanimistik. Kassaya kimse gelmedigi muddet yusuf yanima geliyordu, benle uzun uzun konular konusurdu. Her ani degerlendiriyordu sanki.  Patron yeri temizlemek icin gorev vermisti bana, temizlemeye baslamistim, yusuf yardim edeyimmi demisti, ben hayir demeye kalmadi, yerleri oda supuruyordu, tum dukkani beraber temizlemistik. O an onun aklindan gecenlerden hic haberim yoktu... Cikis saatinde bana isyerine nasil geldigimi sormustu. Ikimizde bisikletlen gelmistik, arka taraftan bisikletini alip hemen yanima gelmisti, beraber eve dogru gidiyorduk.. Bir iki gun bana eslik etmisti yolda, cok konuskandi, hic sogukluk olmazdi aramizda, eve gidene kadar cok seyler anlatirdi bana. Bazen ben birsey dedigimde, duymuyordu, tekrarlamam gerekiyordu, bilmiyordumki onun kulaginda zarar varmis, zamanla onu daha iyi tanimaya baslamistim. Aradan bir iki ay gecti, yaz tatiliydi, turkiyeye izine gitmistik, geri dondugumde yusuf beni facebooktan eklemisti. Artik internet uzere konusmaya baslamistik onla, bana herzaman iyi yonlerini gosterirdi, zaten cok iyi bir cocuktu, ama bilmiyordum kotu aliskanliklarini birakmadigini, artik konularimiz degismisti, yusuf bana acilmaya baslamisti, gun geldi benden hoslandigini soyledi, cok iyi bi kiz oldugumu tekrarlayip dururdu. Konusmalarimiz artik saatler boyunca surerdi, her aksam konusmaya baslamistik. O bana acildikca benim ona karsi hislerim degismisti. Cok ciddi oldugunu soylemisti, bana karsi derin duygular besliyordu.. Ben ona, senle olamam diyordum herzaman, sebebini sormustu, yusuf ozamanlar benim gencligimin nasil gectigini bilmiyordu. benim her yasim camilerde gecmisti, kuran kurslarinda gecmisti, onunki ise dicolarda, ickili ortamlarda.. anlican biz cok farkli insanlardik. Annemin camide gorevli oldugunu soylemistim ona, kalbini kirmak istememem ama, benim annem dinine bagli birisinle evlenmemi ister demistim ona. Yusuf hic bizaman bunu bi engel olarak gormemisti, tum kotu aliskanliklarini biraktigini soylemisti, namaza bile baslicam demisti yakinda.. Bense hala ayni seyleri tekrarliyordum, ailemin istemedigi bir kisiye asik olmak istemiyorum, ileride ayrilmamiz gerekir demistim ona.. Yusuf ise: merak etme, annen beni cok seviyor, her gordugumde onunla konusuyorum derdi... Benim sevdigimi kimse elimden alamaz hz allahtan baska demisti.  Her gece bu konuyu konusuyorduk onunla. cok istiyordu onun olmami, gun gectikce ona baglanmistim, bende onun olmak istiyordum artik. yine bi gecesinde aklima baska bi kisi gelmisti. Tugceydi o an aklima takilan. Tugceyle ortak kuzenlerimiz vardi, yani benim öz kuzenlerim&#039;in cok tuhafina gidecek bir durum olurdu yusufla birlikte olmam. Yusufla bu konuyu konusmak istedim. Iki insanin mutlu olabilmesi icin bukadar imkansiz sey olamaz demistim. Merak etmisti bu engelin ne olduguna.. Tugce demistim.. Senin gecmisin bizim icin bi engeldir aslinda demistim, yusuf dona kalmisti, pek soyliyecegi sey yoktu.. Fakat hala beni birakmak istememisti. Ben baskalarini dusunerekten hayatimda cok sey kaybettim demisti. Eski sevgilimi dusunerekten seni kaybedemem derdi.. Bana bu cok imkansiz bisey olarak geliyordu.. Ben kendi öz kuzenlerime bu durumu nasil aciklardim ileride, yusufa onunla olmam imkansiz oldugunu soylemistim. Yusuf artik geceleri uyuyamaz olmustu, yine tekrarliyordu, yine deniyordu benim fikirlerimi degistirmeye. Onunla gecen vaktimiz cok guzel oluyordu, heyecan doluydu...  Aradan haftalar gecmisti, ve biz hala konusuyorduk onunla internet uzere... Artik birbirimize cok baglanmistik, ayni sorulari soruyordu bana, benim olurmusum omur boyu, sen benim olursa kimse seni bende alamaz demisti, lutfen baskalarini dusunerek bu firsati kacirmayalim demisti, ben senden etkilendim, hemde cokk, sende benden. Ondan etkilendigimi soylemistim artik.  Bu yuzden dahada umitlenmisti.. artik pesimi birakmayacagini soyledi. Yusuftan biraz vakit istemistim, cok dusunmem gerekiyor demistim ona, bana vakit vermisti, senide anliyorum dedi.. ama cok iyi dusun, benimle olursan dunyanin en mutlu kizi olursun.. ben cok seye katlanirim demisti.. icim artik kipir kipir oluyordu, onun olmak istiyordum, ama tugce aklima geldikce icim icimi yiyordu.. Okadar yufka yurekliydiki yusuf, okadar gucluydiki istedigini birakmak istemiyordu, benim ol diyordu dilinden dusen her kelime..
O hic gormedigim yusufu artik tesadufen gormeye baslamistim. Evimizin yaninda kucuk bi carsi var, oraya gitmistim kankamla birlikte. Ordan gecerken sol tarafimda uzaktan yusufu gormustum, yusufun gozleri bana takilmisti, uzun sure alamamisti benden, benim kalbim cok hizli carpmaya baslamisti, heyecandan ne yapacagimi sasirmistim, ona bi saniye bakmadan yoluma devam etmistim.  Ayni gun yusuf bizim evi aramisti. Tesadufen ben almistim telefonu, sesinden anlamistim o oldugunu, kardesim sizdemi diye sormustu, erkek kardeslerimiz arkadasti cunku. Hayir bizde degil demistim, ikisi herhalde disari cikmistir demistim.. Babam ve annem ise karsimda oturuyordular, kim aradi diye merak ediyorlardi. Heyecanimi belletmemek icin zor tutmustum kendimi, telefonu kapattim daha sonra. O aksam basimiza gelen tesadufleri konusmustuk. Baksana, dedi bana. Hic birbirimizi gormezken artik telefonlara bile cikmaya basladin dedi, bu isin icinde birsey var sibel dedi bana.. Artik icimdeki umit buyuyordu..
gun gelmisti beni gormek istedi, hava cokk guzeldi o gun, kankamla birlikte disariya cikmistik, onun heyecanli olduguda cok belliydi..arkadasinla gelmisti, evin etraflarinda 4 kisi
geziniyorduk.. hepp gozu bendeydi, gozlerini alamiyordu benden heyecandan ucuyordum. Kankam arkada, onun arkadasi ise onden yurumeye baslamislardi.  bi ara okadar yanastiki yusuf bana, yuzume bakip ne dusunuyosun demisti.. bende herzamanki gibi kafam cok karisik demistim, hemen konu kapanmisti..
bi kac tur attiktan sonra ayrildik.. ikimizinde ici kipir kipir olmustu. birbirimizden okadar hoslanmistikki, smsiki asik olmustuk, ama ben hala
kararimi verememistim.. gun gectikce birbirimizi ozlemeye basladik, ayri gecen gunler zor geliyordu.. telefon numarami isteyince vermistim.. Beni o ilkk aradigi gunu hic unutmuyorum okadar heyecanliydimkii.. onun sesindende nekadar heyecanli oldugu belliydi.. hep bana msj atardi okul nasil gidiyor diye, kacta cikiyorsun diye, ozamanlarda is ariyordu veya is oldugunda calismaya gidiyordu, geri dusundugum zaman cok tatliydi o gecirdigimiz gunler.. Ikimiz genctik, benim yasim 18, onunkisi ise 22...
Yusuf her ani degerlendiriyordu, beni gormek istiyordu, biseferinde evin arka sokaginda bulustugumuzuda hic unutmam, o gun boynumda 3 yuzuklu kolye asiliydi, onu bile tutmaya cekinmisti hemen birakmisti.. biseyer sorup bana bakiyordu hep, beni izliyordu. ben ona birsey soyleyince yuzune bakamiyordumm. bakmaya kiyamiyordum, okadar utaniyodumki kelimelerim birbirine dolasmasin diye gucluk
cekiyordum resmen.. her ayrildigimizda el veriyorduk zaman gectikce o eli hic birakmak istemiyorduk ikimizde.. ayrilinca icimizde kotu bi his oluyodu.. Artik evden cikmak icin annemlere yalan soyler olmustum, supermarkete gidecegimi soylerdim hep. 
Gun geldi, ramazan bayramina girmistik, ve aile ziyareti yaptigimiz icin tugceyi gormustum.. Tugceyi gordugum an icimdeki hisler beni bogmaya baslamisti, yine inancimi kaybetmistim, yusufu o aksam gormek icin disari cikmistim, bu konu hakkinda onunla konusmak istemistim. Ailemin yanindan cok zorluk cektigimi soylemistim, bunu ona anlatirken gozlerimin icine bakiyordu, bakip bakip derinlere daliyordu, bana gozlerime bakinca karnim gidiklaniyor diyordu, benim cok tuhafima gidiyordu ama o bana asik olmustu.. o gunde iste el verip ayrilamamistik, bana o an sarilmak istedigini soylemisti daha sonra, kendini zor tuttugunu soylemisti, benim icimden apayni hisler geciyordu ona karsi..
okadar istiyorduki beni herr ani degerlendirip gormek icin caba sarfediyordu, hep benle konusup fikirlerimi degistirmeye calisiyordu, gerekirse ailenle, tugceyle bile gorusurum demisti, kimse bize karismasin diye. artik zaman gectikce hersey beni bogmaya baslamisti.. ortada kalmistim.. ona evet deseydim ileride beni cok zor gunler bekliyordu.. belki
annemler bile karsi cikabilirdi bu duruma. ben annemi dusunerekten damat adayi secmem gerekiyordu.. keske tek problem annem olsaydi.. tum ailem karisacakti
bu iliskiye. hayir deseydim, hic bi zaman zorluk cekmiyecektim aile ortaminda.. 
birbirimize baglandigimiz icin benden artik cevap istiyordu gercekten soylemem gerekiyordu ne istedigimi.. karar vermistim artik..icim icimi yiyordu ama en dogru kararin onla olmamak oldugunu dusunmustum.. cok merak ediyordu yusufum ne diyecegimi, geceleri uyuyamaz olmustu.. 

eylul ayina girmistik.. ona cevabimi soyliyecektim, disarida bulusup uzuunn uzun yollar yurumustuk, o koprunun altindan gecip biyere oturmustuk yan yana, bana bakip kararimi sormustu, deli divane olmustum, hic bisey dilimden dusmuyordu karsimdaki dereye baka kalmistim.. ellerim titriyordu, ona bakmaya kiyamiyodum..
sonra bir anda ona dönüp, herhalde olmicak ya, demistim..
gozlerim takildi ona, o anki hareketi hala gozlerimin onunde, &#039;hm oylemi&#039; idi tek dedigi sey.
bende evet diye kafami sallayip onume baka kalmistim..
saniyeler dakikalarrr kimse tek bir kelime etmedi.. ikimizde donup kalmistik.. artik gozumden yaslar suzulmeye baslamisti..
kafami baska yere ceviriyordum gozyaslarimi gormesin diye.. farkettiginde elini elime yaklastirmisti bense geri cevirmistim.. 
ici yaniyordu onun, derin oflar cekiyordu bi sigara yakip kendine gelmeye calismisti..oradan kalktik, geri yurumemiz gereken yol cok uzundu..
ikimizde surtune surtune yuruyorduk.. sanki onun bacaklari tutmuyormus, gibi her an dusecekmis gibi yuruyordu.. bense hala agliyordum..
koprunun altinda bana sarilmak istemisti.. bana bakmisti ve benn.. yine utancligimdan yurumeye devam etmistim. halbuki nekadar ihtiyacim vardi o an onun sevgisine.. yurudukce ilk kelimeler agzindan dusmustu.. hep onun yuzunden.. sadece onun yuzunden diyordu ikidebir.. Evet, onun tugceyle olan gecmisi ikimizide mahfetmisti.. Hic birsey soylemiyordum. Evin yanina yaklasinca ayrilik vakti gelmisti, ben omrum boyunca onunla olmak isterken, o an ordan gitmek mecburiyetindeydim. 
bana artik gitmem gerektigini soylemisti, hala yuzune bakmamistim , yere bakiyordum, kollarinda dugum olan penye giyinmistim o gun. yusufun elleri bana yaklasiyordu, ama elleyemiyordu tenimi, dugmelerin bitanesinde kalmisti eli.. bana okadar yakindiki kendimi tutmak mumkun degildi. ellerim eline degmisti.. ellerini avucuma alip oksamistim. bi anda kendimi onun koynunda buldum, bana nasil sarildigini nasill
unuturum, oyle icten sarilmistiki, delicesine oksuyordu, kokumu icine cekiyordu, deli olmustum sanki, yusuff diye haykiriyodum, onun hickiriklarini duyuyordum, bi erkegin koynumda agladigina o an yasamistim iste.. aglamasin diye elimden hic bisey gelmiyordu,
o an ona doyasiya sarilmistim, o bana yasakti cunku, son gorusmemiz olcakti aslinda.. buyuzden deliler gibi birbirimize sarilmistik, geri cekilmistim daha sonra,
gitme zamani geldi demisti, tek bi saniye gozlerine bakabilmistim, kib deyip hemen donup gitmistim.. gozyaslarim sokak ortasi yuzumden suzuluyodu,
eve nasil vardigimi hatirlamiyorum bile..
aradan yarim saat gecti, ondan mesaj geldi, icinde dayanamadigini yazmisti, benle olmak istedigini soylemisti. bense hala kabul etmiyordum,
olmaz yusuf diyordum, imkansiz bisey oldugunu tekrarliyodum ama hala istiyordu, yinede birakmamisti benii, daha sonraki gun beni aramisti okulun kapisinda oturuyodurdum, bir saat kadar onunla konusmustuk telefondan, elinden ne gelirse yapabilecegini soylerdi..
gerekirse kacariz kimse bisey diyemez demisti.. beni nasil sevdigi artik beynime islemisti. aglamayi bilmeyen gozler sevmeyi de bilmez, ama ben 
seni sevmisim sibel, yoksa damla cikmaz wallaha demisti.. onca sene sonra yine asik olacagimi hic dusunmezdim, ama ben sende asik oldum, 
dunya ne kadar kucuk degilmi demisti.. o gunden sonra iste benim fikirlerim degisti, kendimi tutamiyordum artik, onunla olmak isytiordumm her ne olursa
olsun, kim ne derse desin. 4 eylul aksami, msnden konusuyorduk, yine herzamanki gibi ayni konu acilmisti, benim konusmalarimdan artik anlamisti
onunla olmak istedigimi, hadii sibell yalvartma beni demisti, cok sozler etti, bense sonnn defa dusunup tasinmistim, kararim degismisti. yeniden cevabimi verdim, tmm yusuff,
hazirim bir omur senle gecirmeye, senle olmaya demistim.
o anki mutlulugu tarif edilmez herhalde, ucmustu resmen, benimsinn gulummmm demistii artik benimsinn, seni omur boyu mutlu edecem, buyuk yeminle diyorum
bunuu.. bende cok duygusallasmistim, bu sefer mutluluktan gozumden yaslar akmaya baslamistii.. ilk defa orda dedi iste melegim diye,
onca hafta kendisini tutmustu ama sonunda istedigi gibi sevebilmisti beni sibelim herseyimmm diye, ben yine, evet yinne hala utaniyordum ondan
askim bile diyememistim. O aksamimiz cok guzel gecti, kabul et ama cok ugrastim senle demisti, bende tabiki kabullenmistim, ama sebebi oldugunu soylemistim,
yoksa seni neden bekleteyim demistim. Cok ozur dilemistim ondan, onca zaman evet demedigim icin, artik uykusuz geceler bitti demisti.. icim yandii
kiyamazdim onaa, beni nezaman gorecegini sormustu, ertesi gun bulusacaktik yine, birbirimize doyasiya sarilacagimizi soylemistik, ikimizde bekleyemiyorduk o bir gunun gecmesini..
ki gecti o gun, yaslilar evinin onunde bulusacaktik. ben onceden varmistim, herzaman o bitanem zaten benden sonra gelirdi, karsidan onu izlemistim, yaklasmisti bana.
ikimizin yuzunde guller aciyordu. birbirimizin koynuna ucmak varken, cekinmistik, normalki bulustumuz gibi sadece el verip muhabbet etmistik birsey yokmus gibi..
bir anda yine gozlerime dalmisti. iste o an ellerini bana uzati.. yuzumu indirmistim, utanmistim, elimi verdim ona.. beni kendisine cekti...
o an nasil doyasiya sarildikki aklim almiyor, insan saatlerce sarilirmi, biz o haftalarin acisini cikarip birbirimize delice sarilmistik, hic birakmiyorduk birbirimizi,
icimiz kipir kipirdi, o gunden sonra her gunumuz birbirimizi dusunmekle gecti, hergun birbirimizi sevdigimizi soylerdik, birbirimizi gormek icin sabahin korunde bile bulusurduk..
herzaman gittigimiz bi park vardi, ne anilarimiz vardi orda, spor bile yapardik, her komikligi yapardik sevincten, mutluluktan. Hep pesimden kosardi ellerimi tutup sarilirdi
bense kacardim oyun olsun diye.. 
Aradan bir ay gecti.. evimize cok yakin olan firinda kassada calismaya baslamisti yusufum, birbirimizi cok sik goremiyorduk artik.  Tam bir ay beraber olunca, ona surpriz yapmak istemistim. bir kagida bi kac satir icinde ona karsi hislerimi yazmistim, hepp benim ol iyiki varsin demistimm, altina harflerimizi birlestirip pesine kalp yapmistim. O kalp omur boyu askla dolu olacak umidiyle..
kagidi bi paranin arasina koyup kankamla firina gitmistik. sansimiza yusuf duruyordu orda. ona su parayi bozarmisin demistim, yaninda hasan diye bi cocuk calisiyordu ama onun birseyden haberi yoktu o zamanlar.. nasil bozayim dedi, bende fark etmez ver biseyler demistim.. yuzune bakiyodum o an.. ona yazdigim kagidi gorup almisti, hic birsey olmamis gibi parayi bozdurup geri vermisti, ordan ayrildik, bi kac saat sonra beni arayip cikis saatinde mutlaka disari cikmam gerektigini soylemisti. annemlere supermarkete gitmem gerektigini
soylemistim.. allahtan karsi cikmamislardi, yusufla arkadaki ormanda bulusacaktik, bana uzaktan buraya gel diye hareket etmisti, agzinda sigara vardi, ellerindede gulleri gormustum, bana gul almisti, yuzumde tebessum olustu, yanina gittim. bak sana ne aldim dedi, gulleri verdi bana..cokk sevinmistim yine kokumuzu ceke ceke sarildik birbirimize. onun sicacik elleri o sicacik bedeni her derdime devaydi, bebek yuzu melek yuzu okadar yumusaktiki.. Zaman ne cabuk geciyor degilmi demisti, bi ay olmus baksana, insallah bir omur beraber oluruz demisti. 
tek bir kotu his olusuyordu iste bazen icimde.. benim akrabamin yusufumla uzun sure cikmasi beni deli etmisti, o optugum sicacik yanaklar bi kac sene evvel
baska birisinindi, hemde yakinimdi, beni olduruyodu param parca oluyordum ama hic bi zaman diyememistim bunu ona.. 
Vaktimiz oldukca ayni parkta bulusuyorduk, buyuk bi heyecanla basindan gecen olaylari anlatirdi hep bana, mutluluklari gozlerinden okunuyordu, sonra konusmasi bitince, ben hala onu seyrediyordum, oda yine gozlerime bakardi, dalip dalip uzaklara giderdi, sicacik elleri hep benim buz gibi ellerimi isitirdi o an. Gozlerimi kapatip onu sevmenin mutlulugunu yasiyordum her an.. 
Biseferinde arkadasindan telefon gelmisti, kapattiginda ne oldugunu sormustum. Arkadas takilmak istiyormus dedi, pazar pazar ne ickisi icecekse demisti. Gozlerim acilmisti bir an, hani bana soz vermisti icki icmiyor diye.. Ne ickisi yaa demistim, morelim bozulmustu, sanki pazar olmasa icecekmis gibi.. Icmiyeceksin degilmi demistim ona, oda yokya icmem diye konuyu kestirip atmisti.. Bende ona guvenerekten tekrar konuyu acmamistim.. 
Yine bir gun yaslilar evinin arkasinda bulusmustuk, cebinden kagit kalem cikmisti, bana olan hislerini yaz demistim, bende saklarim demistim ona.
kagidi kalemi alip dayandi duvara, onun melek yuzunu izliyordum, icinden gecenleri yazmisti.. kagidi aldim: seni ilk gordugum o an kalbime gomdum. Al senin olsun bu omrum, gun gelecekherzaman icin bu omrumuz beraber bitecek, diye yazmisti.. altinada imzasini atmisti, bidaki imzasi nikah masasina olur diye bi umut vardi icimde.. 
cok mutlu etmisti beni, okuldan vesikalik resimlerim geldigindede ona bitane kesip vermistim, pasaportun arasina sokup guzelce sakliyacagini soylemisti..
gunler gectikce ilk kavgalarimiz baslamisti.. bazen mesajlarima cevap vermez olmustu.. nedensede hep aksama dogru olurdu bu.. biseferinde facebookuna girip 
bir iki ay onceki mesajlarini okumustum, hic beklemedigim seyleri okumustum iste o an.. hala icki ictigini anlamistim, halbuki bana soz vermisti birdaha olmaz diye..
sadece ickide degildi bu, baska kotu seylere bulasiyordu hala, o aksam hic yasamadigim shocku yasamistim iste.. ona uzun bir mektup yazmistim ayni gece..  ertesi gun
amsterdama gitmem gerekiyordu, bu yuzden sabah erkenden treni almadan mektupu hasana birakmistim firina.. hasanin bu arada haberi vardi bizim iliskimizden.
mektubun icine yalanlarini gordugmu anlatmistim, icki ictigini ogrendigimi soylemistim, birakmasan beni unutursun demistim ona.. lutfen yapma beni kirma demistim ona..
mektubu birakip amsterdama gitmistim, kendisi bir saat sonra ise basliyacakti, tum gun aslinda ondan bi mesaj veya telefon beklemistim. ne yazikki hic bi haber gelmedi. o aksamlari neden cevap vermedigini anlamistim iste.. megersem arkadaslarinla hala zevkin pesindeymis, icki iciyormus o geceleri..aradan yine bi gun gecince ogleye dogru 
onu aradim, biraz kirginlik biraz kizginlik vardi icimde, ona 2 sayfa mektup yazmama ragmen hic bisey geri yazmamisti, aradim onu, bana rotterdamda oldugunu soylemisti,
soylemedimmi demisti, halbuki iki gun konusmamisti benle, bana mektupta nedemek istedigimi sormustu, okadar kizgindimki, artik birakacakmisin demistim ickiyi.
Inkar ediyordu, bana icmedigini soylemisti, sadece bir aksam 2 bardak ictim demisti, ona bile gonlum razi degildi sen geldin aklima demisti, ben hala cok kizgindim, cunku
aramasam, bana bi mesaj bile cekmeyecekti, o kizginliklan telefonu kapatim. Ertesi gun mesajlarina cevap yazmadim.. megersem ayrilmak istedigimi dusunmus,
bir gun aradan gecince,  mesajina cevap verdim, icimi doktum, ben bosa konusmuyorum diye, bana neden cevap vermiyosun diye, cok kizmistim ona. bunun hep ustunu kapatip asil soruyu sordu bana,
istemiyomusun artik beni demisti. Zamaninda cevap verseydin yazdiklarima, yanlis anlamazdin bile dedim. Sadece artik icecekmisin diye sormustum ona. Eger icerse iliskimizin bitecegini soylemistim. Kabullenmisti.. Aramiz duzeldi, o aralar hep firina gidiyordum, okuldan gelip yanina gidiyordum , firinin arka tarafinda biraz birbirimize vaktimiz oluyordu. yanimda marullari dograrken ilerisi icin hayal kuruyoduk, birbirimize yemek yapariz diye..
yanagima masum bi opucuk kondurmustu, cok aciyodum ona, cunku cok calismasi gerekiyodu, ama herseye raziydi, borclarini kapatip, uc sene sonraki dugunumuz icin
kenara para biriktirecekti, biseferinde beraber yemek yemistik firinda, bana gozbebegi gibi bakiyordu, cok seviyodum onu, ne yazikki aradan bi hafta gecince
beni yikan haber gelmisti iste.. kankamla birlikte disardaydik, kurban bayramiydi, kankam bana bisey demesi gerektigini soyledi, kendimi tutamiyorum artik dedi..
cok merak etmistim, gulerek ona bakmistim ama onun yuzu hic gulmuyordu.. ne oldu dedim ona, ben yusufu gordum dedi.. nezaman gordun dedim.. dun aksam dedi. O aksam benim yusufu uyudugunu sandigim aksamdi cunku yine mesajima cevap vermemisti..
buyuk bi heyecanla: Nerde gordunn dedimm. benim isyerime geldiler dedi, icki aldilar dedi..
O cumleyi duydugum an iste, yikilmistim sokak ortasi hickiriklara bogulmustum, yerlere cokmustum, kankam benden ozur diliyodu, nolursun affet beni demiyecektim tutamadim kendimi diye perisan bi haldeydi, kendimden gecmistim, oluyodum sanki, aklim almiyordu. Yusufun bana soz veripte yinede ayni seyi yapmasina aklim almiyordu.. kendimi toparlayip yusuftan ayrilacagimi soylemistim kankama..
bayram gunum olum gunune donmustu sanki, karar vermistim iste, 2 ay beraberdik sevdigimle, herseye katlanip beraber olmustuk ama 
hayallerimiz suya dusmustu, megersem yusuf kankami tembih etmisti o aksam, lutfen sibele bisey deme diye, tedirgin bir haldeymis... Yine karar vermistim, bayram gecince firina gidip herseyi soyliyecektim. zor tutuyodum kendimi, onu severken nasil ayrilacaktim sevdigimden...
7 kasimdi tarih, daha 4 gun once... annemin isine gitmesini bekliyordum ardindan evden cikacaktim.. yusuf beni aramisti, almayinca telefonu mesaj birakmisti, askim seni bugun gorebilecekmiyim diye, nasil bisey olmamis gibi davraniyorduki, zehranin karsisina ciktigi o aksam yaninda hasan vede bi kisi daha varmis, nasil inanirki kankamin bana karsi boyle biseyi saklayacagini.. mesajina cevap vermemistim hazirlanip evden cikmistim.. icim kan agliyodu, nasil soyliyecektim artik istemedigimi..
bisikletimi alip 2 dakkaya vardim oraya. bisikletimi baglayip divane gibi donup durdum. giremedim bu turlu firina. en sonda gucumu toparlayip girmistim iste firinin kapisindan...
ilk gordugum kisi hasandi. Ona selam verip arka tarafa gecmistim. Yusufumun yuzu guluyordu, yaa neden telefonlarimi acmiyordun demisti..
benim yuzumden dusen bin parca.. dilimden kelime dusmedi.. arkamdaki kapiyi acik unutmustum, kapiyi kapatmaya dondum, o anda kendimi toparlayip, yusufun yanina yurudum..cok yaklastim ona, gozlerinin icine bakmistim.
Beni kaybetmeyi goze mi aliyosun Yusuf, demistim ona, gozyaslarim yine eslik etti bana, cok aci bi durumdu...hemen biseyler soylemeye calisti.. aglayaraktan bisey soyleme dedim, ben kendi kendime hayal kurmuyorum gercek olan seyleri soyluyorum demistim,
en sonunda kabullendi, ben arkadaslarimla iciyorum arada ama ileride annemizin haberi olunca olmicak artik dedi, bana soz vermistim dedim,
aglamaktan konusamiyodum, istemiyorum artik yusuf senle olmak istemiyorum artik, adimlarim beni geri cekiyordu, ondan uzaklasmistim, kapiyi actim
tam gidecektimki bana bisey soyledi, ne kotulugu oldugunu sordu icki icmenin, sana normal geliyor ama bana hicde oyle gelmiyor dedim, anlam veremiyordum ona normal gelmesine..
tekrar ona donup son cumlemi demistim; bana hic biseyin ters gidemeyecegini soylemistim, herzaman iyi olacak bizim aramiz demistin, ama sen kendi ellerinle
mahfettin herseyi dedim.. dedim ve son kez baktim ona. caresiz kalmisti oylece bakiyordu sadece sustu. gozlerimiz takili kaldi birbirimize, soyleyebilecegi tek soz yoktu..
o garip halde bana bakmasi paramparca etmisti beni.. bisey soyliyecekmisin dedim ona kapidan cikmadan evvel.. bunun ustune ne diyebilirimki dedi..
kafa sallayip kapidan disari cikmistim. o anki hislerim cok kotuydu iste.. herseye kabullenip beraber olmak istedigim yusufum biricigimm...
beni degil o zevkini secmisti, inanamiyordumki, boyle birseyi yapmasina.. iki damla pislikten ayiramadimi kendisini bukadar zormuydu.. Ordan ayrildigimda herzamanki bulustumuz parka gitmistim.. o oturdugumuz yerler, o agaclar, cimenlikler, bana orada koparip verdigi gul, her sey ama hersey her ani beni boguyordu, icim kan agliyordu, bitmisti iste.. her an gozumun onundeydi, onu ne cok sevdigimi ilk kez acilarla tatmistim iste..
okuldan sonra oraya gidip gozyaslarimi tutamaz olmustum.. her bi yerde anilarimiz vardi. artik cok usumustum, parktan geri donerken arkama bakmistim..
yusufumla eve donmemiz gerektiginde, ordan hep beni izleyip, ben arkami dondugumde bana el sallardi, arkami yine donmustum, el sallayan bitanem yoktu artik..
sadece hayali gozumun onundeydi, bogazim dugumlu, gozlerimde yaslar, yoluma devam etmistim, icimdeki firtinalar dinmiyordu..
sanki onsuz olamiyordum, icimdeki ses git firina ona doyasiya saril, onsuz olamadigini cokk ama cok ozledigini deliler gibi sevdigini soyle diyordu,
imkansiz biseydi bu. Biz yusufumla imkansiz biseyi basaracaktik iste, ama kendisi izin vermedi buna, buyuzden hayretler icindeyim.. benim icin herseyi goz onune alan o degilmiydi.. 
aradan iki gun gecti, icimden kucuk birsey yazmak gelmisti ona, biz sonucta buyuk bir kavgayla ayrilmamistik, onun icin kucuk benim icinse buyuk bir sebepti
icki icmesi. geriye baktigimda onunla gecen hatiralari dusundukce yuzum guluyordu, hic bana aci vermemisti yusufum, hep beni mutlu etmisti, kendisi dedigi gibi, o iki ay icinde gercekten dunyanin en mutlu kizi olmustum, ne yazikki bizim mutlulugumuz bir omur surmedi.. 
mesajda cok demek istedigim seyler vardi yuregimden cok kelimeler hisler kopuyordu, ne yazikki uzatmanin bir anlami yoktu, tek icimden gecen dilegi soylemistim; 
inan istemezdim boyle olmasini, cok guzel gunlerimiz oldu senle, hersey gonlunce olsun.. kib.
her ondan ayrildigimda kendisine iyi bakmasini istemistim iste.. cunku onun yeri ayriydi bende. hic kirmak istememistim onun o guzel kalbini, ne yazikki bana hic bisey geri yazmadi, benim gonlumse hala ondaydi..Uc aya bukadar seyi sigdirdik iste onunla.. o benim icin bir mucizeydi, sanki hz allahin bir takdiriydi,ne yazikki sonu boyle oldu, cok sevdik birbirimizi, demekki sevmek yetmiyormus. sonu acilarla dolu olsa bile geri donup baktigim zaman hayatimin enn degerli gunlerindendi aslinda.. cok kiymetliydi benim icin, yeri gercekten ayriydi, ben onun melegiydim, oda benim herseyim bitanem biricigim biricik yusufumdu
cok dua etmistim rabbime hayirlisi olsun diye, demekki hayirlisi buymus. Kim dese inanmazdim ama,
Yusuf yine yasak olmustu bana...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun bir sure is ariyordum kendime, kendime biraz harclik ciksin diye okul yani bi markette calismaya baslamistim. Orda kassada duruyordum, bazen etrafi temizlemem gerekiyordu. Ayni markette yusuf calisiyordu. Yusuf benim komsumdu, ileriki sokakta oturuyordular, fakat ben onu senelerce hic gormemistim, sadece adini biliyordum, tek bi bildigim daha vardi, oda onun bikac sene evvel benim akrabamla cikmis olmasiydi. Tugceydi o kizin adi, tugceyle akraba olmamiza ragmen hic gorusmuyorduk birbirimizle, sadece bayramlarda tesadufen bir araya geldigimiz oluyordu aile ortaminda. Bi gun ben kassada dururken yusuf yanima gelmisti, sen sibelsin degilmi demisti bana. Bende ona evet, sende yusufsun degilmi demistim. Ne tuhaftiki birbirimizi pek gormedigimiz halde, yinede tanimistik. Kassaya kimse gelmedigi muddet yusuf yanima geliyordu, benle uzun uzun konular konusurdu. Her ani degerlendiriyordu sanki.  Patron yeri temizlemek icin gorev vermisti bana, temizlemeye baslamistim, yusuf yardim edeyimmi demisti, ben hayir demeye kalmadi, yerleri oda supuruyordu, tum dukkani beraber temizlemistik. O an onun aklindan gecenlerden hic haberim yoktu&#8230; Cikis saatinde bana isyerine nasil geldigimi sormustu. Ikimizde bisikletlen gelmistik, arka taraftan bisikletini alip hemen yanima gelmisti, beraber eve dogru gidiyorduk.. Bir iki gun bana eslik etmisti yolda, cok konuskandi, hic sogukluk olmazdi aramizda, eve gidene kadar cok seyler anlatirdi bana. Bazen ben birsey dedigimde, duymuyordu, tekrarlamam gerekiyordu, bilmiyordumki onun kulaginda zarar varmis, zamanla onu daha iyi tanimaya baslamistim. Aradan bir iki ay gecti, yaz tatiliydi, turkiyeye izine gitmistik, geri dondugumde yusuf beni facebooktan eklemisti. Artik internet uzere konusmaya baslamistik onla, bana herzaman iyi yonlerini gosterirdi, zaten cok iyi bir cocuktu, ama bilmiyordum kotu aliskanliklarini birakmadigini, artik konularimiz degismisti, yusuf bana acilmaya baslamisti, gun geldi benden hoslandigini soyledi, cok iyi bi kiz oldugumu tekrarlayip dururdu. Konusmalarimiz artik saatler boyunca surerdi, her aksam konusmaya baslamistik. O bana acildikca benim ona karsi hislerim degismisti. Cok ciddi oldugunu soylemisti, bana karsi derin duygular besliyordu.. Ben ona, senle olamam diyordum herzaman, sebebini sormustu, yusuf ozamanlar benim gencligimin nasil gectigini bilmiyordu. benim her yasim camilerde gecmisti, kuran kurslarinda gecmisti, onunki ise dicolarda, ickili ortamlarda.. anlican biz cok farkli insanlardik. Annemin camide gorevli oldugunu soylemistim ona, kalbini kirmak istememem ama, benim annem dinine bagli birisinle evlenmemi ister demistim ona. Yusuf hic bizaman bunu bi engel olarak gormemisti, tum kotu aliskanliklarini biraktigini soylemisti, namaza bile baslicam demisti yakinda.. Bense hala ayni seyleri tekrarliyordum, ailemin istemedigi bir kisiye asik olmak istemiyorum, ileride ayrilmamiz gerekir demistim ona.. Yusuf ise: merak etme, annen beni cok seviyor, her gordugumde onunla konusuyorum derdi&#8230; Benim sevdigimi kimse elimden alamaz hz allahtan baska demisti.  Her gece bu konuyu konusuyorduk onunla. cok istiyordu onun olmami, gun gectikce ona baglanmistim, bende onun olmak istiyordum artik. yine bi gecesinde aklima baska bi kisi gelmisti. Tugceydi o an aklima takilan. Tugceyle ortak kuzenlerimiz vardi, yani benim öz kuzenlerim&#8217;in cok tuhafina gidecek bir durum olurdu yusufla birlikte olmam. Yusufla bu konuyu konusmak istedim. Iki insanin mutlu olabilmesi icin bukadar imkansiz sey olamaz demistim. Merak etmisti bu engelin ne olduguna.. Tugce demistim.. Senin gecmisin bizim icin bi engeldir aslinda demistim, yusuf dona kalmisti, pek soyliyecegi sey yoktu.. Fakat hala beni birakmak istememisti. Ben baskalarini dusunerekten hayatimda cok sey kaybettim demisti. Eski sevgilimi dusunerekten seni kaybedemem derdi.. Bana bu cok imkansiz bisey olarak geliyordu.. Ben kendi öz kuzenlerime bu durumu nasil aciklardim ileride, yusufa onunla olmam imkansiz oldugunu soylemistim. Yusuf artik geceleri uyuyamaz olmustu, yine tekrarliyordu, yine deniyordu benim fikirlerimi degistirmeye. Onunla gecen vaktimiz cok guzel oluyordu, heyecan doluydu&#8230;  Aradan haftalar gecmisti, ve biz hala konusuyorduk onunla internet uzere&#8230; Artik birbirimize cok baglanmistik, ayni sorulari soruyordu bana, benim olurmusum omur boyu, sen benim olursa kimse seni bende alamaz demisti, lutfen baskalarini dusunerek bu firsati kacirmayalim demisti, ben senden etkilendim, hemde cokk, sende benden. Ondan etkilendigimi soylemistim artik.  Bu yuzden dahada umitlenmisti.. artik pesimi birakmayacagini soyledi. Yusuftan biraz vakit istemistim, cok dusunmem gerekiyor demistim ona, bana vakit vermisti, senide anliyorum dedi.. ama cok iyi dusun, benimle olursan dunyanin en mutlu kizi olursun.. ben cok seye katlanirim demisti.. icim artik kipir kipir oluyordu, onun olmak istiyordum, ama tugce aklima geldikce icim icimi yiyordu.. Okadar yufka yurekliydiki yusuf, okadar gucluydiki istedigini birakmak istemiyordu, benim ol diyordu dilinden dusen her kelime..<br />
O hic gormedigim yusufu artik tesadufen gormeye baslamistim. Evimizin yaninda kucuk bi carsi var, oraya gitmistim kankamla birlikte. Ordan gecerken sol tarafimda uzaktan yusufu gormustum, yusufun gozleri bana takilmisti, uzun sure alamamisti benden, benim kalbim cok hizli carpmaya baslamisti, heyecandan ne yapacagimi sasirmistim, ona bi saniye bakmadan yoluma devam etmistim.  Ayni gun yusuf bizim evi aramisti. Tesadufen ben almistim telefonu, sesinden anlamistim o oldugunu, kardesim sizdemi diye sormustu, erkek kardeslerimiz arkadasti cunku. Hayir bizde degil demistim, ikisi herhalde disari cikmistir demistim.. Babam ve annem ise karsimda oturuyordular, kim aradi diye merak ediyorlardi. Heyecanimi belletmemek icin zor tutmustum kendimi, telefonu kapattim daha sonra. O aksam basimiza gelen tesadufleri konusmustuk. Baksana, dedi bana. Hic birbirimizi gormezken artik telefonlara bile cikmaya basladin dedi, bu isin icinde birsey var sibel dedi bana.. Artik icimdeki umit buyuyordu..<br />
gun gelmisti beni gormek istedi, hava cokk guzeldi o gun, kankamla birlikte disariya cikmistik, onun heyecanli olduguda cok belliydi..arkadasinla gelmisti, evin etraflarinda 4 kisi<br />
geziniyorduk.. hepp gozu bendeydi, gozlerini alamiyordu benden heyecandan ucuyordum. Kankam arkada, onun arkadasi ise onden yurumeye baslamislardi.  bi ara okadar yanastiki yusuf bana, yuzume bakip ne dusunuyosun demisti.. bende herzamanki gibi kafam cok karisik demistim, hemen konu kapanmisti..<br />
bi kac tur attiktan sonra ayrildik.. ikimizinde ici kipir kipir olmustu. birbirimizden okadar hoslanmistikki, smsiki asik olmustuk, ama ben hala<br />
kararimi verememistim.. gun gectikce birbirimizi ozlemeye basladik, ayri gecen gunler zor geliyordu.. telefon numarami isteyince vermistim.. Beni o ilkk aradigi gunu hic unutmuyorum okadar heyecanliydimkii.. onun sesindende nekadar heyecanli oldugu belliydi.. hep bana msj atardi okul nasil gidiyor diye, kacta cikiyorsun diye, ozamanlarda is ariyordu veya is oldugunda calismaya gidiyordu, geri dusundugum zaman cok tatliydi o gecirdigimiz gunler.. Ikimiz genctik, benim yasim 18, onunkisi ise 22&#8230;<br />
Yusuf her ani degerlendiriyordu, beni gormek istiyordu, biseferinde evin arka sokaginda bulustugumuzuda hic unutmam, o gun boynumda 3 yuzuklu kolye asiliydi, onu bile tutmaya cekinmisti hemen birakmisti.. biseyer sorup bana bakiyordu hep, beni izliyordu. ben ona birsey soyleyince yuzune bakamiyordumm. bakmaya kiyamiyordum, okadar utaniyodumki kelimelerim birbirine dolasmasin diye gucluk<br />
cekiyordum resmen.. her ayrildigimizda el veriyorduk zaman gectikce o eli hic birakmak istemiyorduk ikimizde.. ayrilinca icimizde kotu bi his oluyodu.. Artik evden cikmak icin annemlere yalan soyler olmustum, supermarkete gidecegimi soylerdim hep.<br />
Gun geldi, ramazan bayramina girmistik, ve aile ziyareti yaptigimiz icin tugceyi gormustum.. Tugceyi gordugum an icimdeki hisler beni bogmaya baslamisti, yine inancimi kaybetmistim, yusufu o aksam gormek icin disari cikmistim, bu konu hakkinda onunla konusmak istemistim. Ailemin yanindan cok zorluk cektigimi soylemistim, bunu ona anlatirken gozlerimin icine bakiyordu, bakip bakip derinlere daliyordu, bana gozlerime bakinca karnim gidiklaniyor diyordu, benim cok tuhafima gidiyordu ama o bana asik olmustu.. o gunde iste el verip ayrilamamistik, bana o an sarilmak istedigini soylemisti daha sonra, kendini zor tuttugunu soylemisti, benim icimden apayni hisler geciyordu ona karsi..<br />
okadar istiyorduki beni herr ani degerlendirip gormek icin caba sarfediyordu, hep benle konusup fikirlerimi degistirmeye calisiyordu, gerekirse ailenle, tugceyle bile gorusurum demisti, kimse bize karismasin diye. artik zaman gectikce hersey beni bogmaya baslamisti.. ortada kalmistim.. ona evet deseydim ileride beni cok zor gunler bekliyordu.. belki<br />
annemler bile karsi cikabilirdi bu duruma. ben annemi dusunerekten damat adayi secmem gerekiyordu.. keske tek problem annem olsaydi.. tum ailem karisacakti<br />
bu iliskiye. hayir deseydim, hic bi zaman zorluk cekmiyecektim aile ortaminda..<br />
birbirimize baglandigimiz icin benden artik cevap istiyordu gercekten soylemem gerekiyordu ne istedigimi.. karar vermistim artik..icim icimi yiyordu ama en dogru kararin onla olmamak oldugunu dusunmustum.. cok merak ediyordu yusufum ne diyecegimi, geceleri uyuyamaz olmustu.. </p>
<p>eylul ayina girmistik.. ona cevabimi soyliyecektim, disarida bulusup uzuunn uzun yollar yurumustuk, o koprunun altindan gecip biyere oturmustuk yan yana, bana bakip kararimi sormustu, deli divane olmustum, hic bisey dilimden dusmuyordu karsimdaki dereye baka kalmistim.. ellerim titriyordu, ona bakmaya kiyamiyodum..<br />
sonra bir anda ona dönüp, herhalde olmicak ya, demistim..<br />
gozlerim takildi ona, o anki hareketi hala gozlerimin onunde, &#8216;hm oylemi&#8217; idi tek dedigi sey.<br />
bende evet diye kafami sallayip onume baka kalmistim..<br />
saniyeler dakikalarrr kimse tek bir kelime etmedi.. ikimizde donup kalmistik.. artik gozumden yaslar suzulmeye baslamisti..<br />
kafami baska yere ceviriyordum gozyaslarimi gormesin diye.. farkettiginde elini elime yaklastirmisti bense geri cevirmistim..<br />
ici yaniyordu onun, derin oflar cekiyordu bi sigara yakip kendine gelmeye calismisti..oradan kalktik, geri yurumemiz gereken yol cok uzundu..<br />
ikimizde surtune surtune yuruyorduk.. sanki onun bacaklari tutmuyormus, gibi her an dusecekmis gibi yuruyordu.. bense hala agliyordum..<br />
koprunun altinda bana sarilmak istemisti.. bana bakmisti ve benn.. yine utancligimdan yurumeye devam etmistim. halbuki nekadar ihtiyacim vardi o an onun sevgisine.. yurudukce ilk kelimeler agzindan dusmustu.. hep onun yuzunden.. sadece onun yuzunden diyordu ikidebir.. Evet, onun tugceyle olan gecmisi ikimizide mahfetmisti.. Hic birsey soylemiyordum. Evin yanina yaklasinca ayrilik vakti gelmisti, ben omrum boyunca onunla olmak isterken, o an ordan gitmek mecburiyetindeydim.<br />
bana artik gitmem gerektigini soylemisti, hala yuzune bakmamistim , yere bakiyordum, kollarinda dugum olan penye giyinmistim o gun. yusufun elleri bana yaklasiyordu, ama elleyemiyordu tenimi, dugmelerin bitanesinde kalmisti eli.. bana okadar yakindiki kendimi tutmak mumkun degildi. ellerim eline degmisti.. ellerini avucuma alip oksamistim. bi anda kendimi onun koynunda buldum, bana nasil sarildigini nasill<br />
unuturum, oyle icten sarilmistiki, delicesine oksuyordu, kokumu icine cekiyordu, deli olmustum sanki, yusuff diye haykiriyodum, onun hickiriklarini duyuyordum, bi erkegin koynumda agladigina o an yasamistim iste.. aglamasin diye elimden hic bisey gelmiyordu,<br />
o an ona doyasiya sarilmistim, o bana yasakti cunku, son gorusmemiz olcakti aslinda.. buyuzden deliler gibi birbirimize sarilmistik, geri cekilmistim daha sonra,<br />
gitme zamani geldi demisti, tek bi saniye gozlerine bakabilmistim, kib deyip hemen donup gitmistim.. gozyaslarim sokak ortasi yuzumden suzuluyodu,<br />
eve nasil vardigimi hatirlamiyorum bile..<br />
aradan yarim saat gecti, ondan mesaj geldi, icinde dayanamadigini yazmisti, benle olmak istedigini soylemisti. bense hala kabul etmiyordum,<br />
olmaz yusuf diyordum, imkansiz bisey oldugunu tekrarliyodum ama hala istiyordu, yinede birakmamisti benii, daha sonraki gun beni aramisti okulun kapisinda oturuyodurdum, bir saat kadar onunla konusmustuk telefondan, elinden ne gelirse yapabilecegini soylerdi..<br />
gerekirse kacariz kimse bisey diyemez demisti.. beni nasil sevdigi artik beynime islemisti. aglamayi bilmeyen gozler sevmeyi de bilmez, ama ben<br />
seni sevmisim sibel, yoksa damla cikmaz wallaha demisti.. onca sene sonra yine asik olacagimi hic dusunmezdim, ama ben sende asik oldum,<br />
dunya ne kadar kucuk degilmi demisti.. o gunden sonra iste benim fikirlerim degisti, kendimi tutamiyordum artik, onunla olmak isytiordumm her ne olursa<br />
olsun, kim ne derse desin. 4 eylul aksami, msnden konusuyorduk, yine herzamanki gibi ayni konu acilmisti, benim konusmalarimdan artik anlamisti<br />
onunla olmak istedigimi, hadii sibell yalvartma beni demisti, cok sozler etti, bense sonnn defa dusunup tasinmistim, kararim degismisti. yeniden cevabimi verdim, tmm yusuff,<br />
hazirim bir omur senle gecirmeye, senle olmaya demistim.<br />
o anki mutlulugu tarif edilmez herhalde, ucmustu resmen, benimsinn gulummmm demistii artik benimsinn, seni omur boyu mutlu edecem, buyuk yeminle diyorum<br />
bunuu.. bende cok duygusallasmistim, bu sefer mutluluktan gozumden yaslar akmaya baslamistii.. ilk defa orda dedi iste melegim diye,<br />
onca hafta kendisini tutmustu ama sonunda istedigi gibi sevebilmisti beni sibelim herseyimmm diye, ben yine, evet yinne hala utaniyordum ondan<br />
askim bile diyememistim. O aksamimiz cok guzel gecti, kabul et ama cok ugrastim senle demisti, bende tabiki kabullenmistim, ama sebebi oldugunu soylemistim,<br />
yoksa seni neden bekleteyim demistim. Cok ozur dilemistim ondan, onca zaman evet demedigim icin, artik uykusuz geceler bitti demisti.. icim yandii<br />
kiyamazdim onaa, beni nezaman gorecegini sormustu, ertesi gun bulusacaktik yine, birbirimize doyasiya sarilacagimizi soylemistik, ikimizde bekleyemiyorduk o bir gunun gecmesini..<br />
ki gecti o gun, yaslilar evinin onunde bulusacaktik. ben onceden varmistim, herzaman o bitanem zaten benden sonra gelirdi, karsidan onu izlemistim, yaklasmisti bana.<br />
ikimizin yuzunde guller aciyordu. birbirimizin koynuna ucmak varken, cekinmistik, normalki bulustumuz gibi sadece el verip muhabbet etmistik birsey yokmus gibi..<br />
bir anda yine gozlerime dalmisti. iste o an ellerini bana uzati.. yuzumu indirmistim, utanmistim, elimi verdim ona.. beni kendisine cekti&#8230;<br />
o an nasil doyasiya sarildikki aklim almiyor, insan saatlerce sarilirmi, biz o haftalarin acisini cikarip birbirimize delice sarilmistik, hic birakmiyorduk birbirimizi,<br />
icimiz kipir kipirdi, o gunden sonra her gunumuz birbirimizi dusunmekle gecti, hergun birbirimizi sevdigimizi soylerdik, birbirimizi gormek icin sabahin korunde bile bulusurduk..<br />
herzaman gittigimiz bi park vardi, ne anilarimiz vardi orda, spor bile yapardik, her komikligi yapardik sevincten, mutluluktan. Hep pesimden kosardi ellerimi tutup sarilirdi<br />
bense kacardim oyun olsun diye..<br />
Aradan bir ay gecti.. evimize cok yakin olan firinda kassada calismaya baslamisti yusufum, birbirimizi cok sik goremiyorduk artik.  Tam bir ay beraber olunca, ona surpriz yapmak istemistim. bir kagida bi kac satir icinde ona karsi hislerimi yazmistim, hepp benim ol iyiki varsin demistimm, altina harflerimizi birlestirip pesine kalp yapmistim. O kalp omur boyu askla dolu olacak umidiyle..<br />
kagidi bi paranin arasina koyup kankamla firina gitmistik. sansimiza yusuf duruyordu orda. ona su parayi bozarmisin demistim, yaninda hasan diye bi cocuk calisiyordu ama onun birseyden haberi yoktu o zamanlar.. nasil bozayim dedi, bende fark etmez ver biseyler demistim.. yuzune bakiyodum o an.. ona yazdigim kagidi gorup almisti, hic birsey olmamis gibi parayi bozdurup geri vermisti, ordan ayrildik, bi kac saat sonra beni arayip cikis saatinde mutlaka disari cikmam gerektigini soylemisti. annemlere supermarkete gitmem gerektigini<br />
soylemistim.. allahtan karsi cikmamislardi, yusufla arkadaki ormanda bulusacaktik, bana uzaktan buraya gel diye hareket etmisti, agzinda sigara vardi, ellerindede gulleri gormustum, bana gul almisti, yuzumde tebessum olustu, yanina gittim. bak sana ne aldim dedi, gulleri verdi bana..cokk sevinmistim yine kokumuzu ceke ceke sarildik birbirimize. onun sicacik elleri o sicacik bedeni her derdime devaydi, bebek yuzu melek yuzu okadar yumusaktiki.. Zaman ne cabuk geciyor degilmi demisti, bi ay olmus baksana, insallah bir omur beraber oluruz demisti.<br />
tek bir kotu his olusuyordu iste bazen icimde.. benim akrabamin yusufumla uzun sure cikmasi beni deli etmisti, o optugum sicacik yanaklar bi kac sene evvel<br />
baska birisinindi, hemde yakinimdi, beni olduruyodu param parca oluyordum ama hic bi zaman diyememistim bunu ona..<br />
Vaktimiz oldukca ayni parkta bulusuyorduk, buyuk bi heyecanla basindan gecen olaylari anlatirdi hep bana, mutluluklari gozlerinden okunuyordu, sonra konusmasi bitince, ben hala onu seyrediyordum, oda yine gozlerime bakardi, dalip dalip uzaklara giderdi, sicacik elleri hep benim buz gibi ellerimi isitirdi o an. Gozlerimi kapatip onu sevmenin mutlulugunu yasiyordum her an..<br />
Biseferinde arkadasindan telefon gelmisti, kapattiginda ne oldugunu sormustum. Arkadas takilmak istiyormus dedi, pazar pazar ne ickisi icecekse demisti. Gozlerim acilmisti bir an, hani bana soz vermisti icki icmiyor diye.. Ne ickisi yaa demistim, morelim bozulmustu, sanki pazar olmasa icecekmis gibi.. Icmiyeceksin degilmi demistim ona, oda yokya icmem diye konuyu kestirip atmisti.. Bende ona guvenerekten tekrar konuyu acmamistim..<br />
Yine bir gun yaslilar evinin arkasinda bulusmustuk, cebinden kagit kalem cikmisti, bana olan hislerini yaz demistim, bende saklarim demistim ona.<br />
kagidi kalemi alip dayandi duvara, onun melek yuzunu izliyordum, icinden gecenleri yazmisti.. kagidi aldim: seni ilk gordugum o an kalbime gomdum. Al senin olsun bu omrum, gun gelecekherzaman icin bu omrumuz beraber bitecek, diye yazmisti.. altinada imzasini atmisti, bidaki imzasi nikah masasina olur diye bi umut vardi icimde..<br />
cok mutlu etmisti beni, okuldan vesikalik resimlerim geldigindede ona bitane kesip vermistim, pasaportun arasina sokup guzelce sakliyacagini soylemisti..<br />
gunler gectikce ilk kavgalarimiz baslamisti.. bazen mesajlarima cevap vermez olmustu.. nedensede hep aksama dogru olurdu bu.. biseferinde facebookuna girip<br />
bir iki ay onceki mesajlarini okumustum, hic beklemedigim seyleri okumustum iste o an.. hala icki ictigini anlamistim, halbuki bana soz vermisti birdaha olmaz diye..<br />
sadece ickide degildi bu, baska kotu seylere bulasiyordu hala, o aksam hic yasamadigim shocku yasamistim iste.. ona uzun bir mektup yazmistim ayni gece..  ertesi gun<br />
amsterdama gitmem gerekiyordu, bu yuzden sabah erkenden treni almadan mektupu hasana birakmistim firina.. hasanin bu arada haberi vardi bizim iliskimizden.<br />
mektubun icine yalanlarini gordugmu anlatmistim, icki ictigini ogrendigimi soylemistim, birakmasan beni unutursun demistim ona.. lutfen yapma beni kirma demistim ona..<br />
mektubu birakip amsterdama gitmistim, kendisi bir saat sonra ise basliyacakti, tum gun aslinda ondan bi mesaj veya telefon beklemistim. ne yazikki hic bi haber gelmedi. o aksamlari neden cevap vermedigini anlamistim iste.. megersem arkadaslarinla hala zevkin pesindeymis, icki iciyormus o geceleri..aradan yine bi gun gecince ogleye dogru<br />
onu aradim, biraz kirginlik biraz kizginlik vardi icimde, ona 2 sayfa mektup yazmama ragmen hic bisey geri yazmamisti, aradim onu, bana rotterdamda oldugunu soylemisti,<br />
soylemedimmi demisti, halbuki iki gun konusmamisti benle, bana mektupta nedemek istedigimi sormustu, okadar kizgindimki, artik birakacakmisin demistim ickiyi.<br />
Inkar ediyordu, bana icmedigini soylemisti, sadece bir aksam 2 bardak ictim demisti, ona bile gonlum razi degildi sen geldin aklima demisti, ben hala cok kizgindim, cunku<br />
aramasam, bana bi mesaj bile cekmeyecekti, o kizginliklan telefonu kapatim. Ertesi gun mesajlarina cevap yazmadim.. megersem ayrilmak istedigimi dusunmus,<br />
bir gun aradan gecince,  mesajina cevap verdim, icimi doktum, ben bosa konusmuyorum diye, bana neden cevap vermiyosun diye, cok kizmistim ona. bunun hep ustunu kapatip asil soruyu sordu bana,<br />
istemiyomusun artik beni demisti. Zamaninda cevap verseydin yazdiklarima, yanlis anlamazdin bile dedim. Sadece artik icecekmisin diye sormustum ona. Eger icerse iliskimizin bitecegini soylemistim. Kabullenmisti.. Aramiz duzeldi, o aralar hep firina gidiyordum, okuldan gelip yanina gidiyordum , firinin arka tarafinda biraz birbirimize vaktimiz oluyordu. yanimda marullari dograrken ilerisi icin hayal kuruyoduk, birbirimize yemek yapariz diye..<br />
yanagima masum bi opucuk kondurmustu, cok aciyodum ona, cunku cok calismasi gerekiyodu, ama herseye raziydi, borclarini kapatip, uc sene sonraki dugunumuz icin<br />
kenara para biriktirecekti, biseferinde beraber yemek yemistik firinda, bana gozbebegi gibi bakiyordu, cok seviyodum onu, ne yazikki aradan bi hafta gecince<br />
beni yikan haber gelmisti iste.. kankamla birlikte disardaydik, kurban bayramiydi, kankam bana bisey demesi gerektigini soyledi, kendimi tutamiyorum artik dedi..<br />
cok merak etmistim, gulerek ona bakmistim ama onun yuzu hic gulmuyordu.. ne oldu dedim ona, ben yusufu gordum dedi.. nezaman gordun dedim.. dun aksam dedi. O aksam benim yusufu uyudugunu sandigim aksamdi cunku yine mesajima cevap vermemisti..<br />
buyuk bi heyecanla: Nerde gordunn dedimm. benim isyerime geldiler dedi, icki aldilar dedi..<br />
O cumleyi duydugum an iste, yikilmistim sokak ortasi hickiriklara bogulmustum, yerlere cokmustum, kankam benden ozur diliyodu, nolursun affet beni demiyecektim tutamadim kendimi diye perisan bi haldeydi, kendimden gecmistim, oluyodum sanki, aklim almiyordu. Yusufun bana soz veripte yinede ayni seyi yapmasina aklim almiyordu.. kendimi toparlayip yusuftan ayrilacagimi soylemistim kankama..<br />
bayram gunum olum gunune donmustu sanki, karar vermistim iste, 2 ay beraberdik sevdigimle, herseye katlanip beraber olmustuk ama<br />
hayallerimiz suya dusmustu, megersem yusuf kankami tembih etmisti o aksam, lutfen sibele bisey deme diye, tedirgin bir haldeymis&#8230; Yine karar vermistim, bayram gecince firina gidip herseyi soyliyecektim. zor tutuyodum kendimi, onu severken nasil ayrilacaktim sevdigimden&#8230;<br />
7 kasimdi tarih, daha 4 gun once&#8230; annemin isine gitmesini bekliyordum ardindan evden cikacaktim.. yusuf beni aramisti, almayinca telefonu mesaj birakmisti, askim seni bugun gorebilecekmiyim diye, nasil bisey olmamis gibi davraniyorduki, zehranin karsisina ciktigi o aksam yaninda hasan vede bi kisi daha varmis, nasil inanirki kankamin bana karsi boyle biseyi saklayacagini.. mesajina cevap vermemistim hazirlanip evden cikmistim.. icim kan agliyodu, nasil soyliyecektim artik istemedigimi..<br />
bisikletimi alip 2 dakkaya vardim oraya. bisikletimi baglayip divane gibi donup durdum. giremedim bu turlu firina. en sonda gucumu toparlayip girmistim iste firinin kapisindan&#8230;<br />
ilk gordugum kisi hasandi. Ona selam verip arka tarafa gecmistim. Yusufumun yuzu guluyordu, yaa neden telefonlarimi acmiyordun demisti..<br />
benim yuzumden dusen bin parca.. dilimden kelime dusmedi.. arkamdaki kapiyi acik unutmustum, kapiyi kapatmaya dondum, o anda kendimi toparlayip, yusufun yanina yurudum..cok yaklastim ona, gozlerinin icine bakmistim.<br />
Beni kaybetmeyi goze mi aliyosun Yusuf, demistim ona, gozyaslarim yine eslik etti bana, cok aci bi durumdu&#8230;hemen biseyler soylemeye calisti.. aglayaraktan bisey soyleme dedim, ben kendi kendime hayal kurmuyorum gercek olan seyleri soyluyorum demistim,<br />
en sonunda kabullendi, ben arkadaslarimla iciyorum arada ama ileride annemizin haberi olunca olmicak artik dedi, bana soz vermistim dedim,<br />
aglamaktan konusamiyodum, istemiyorum artik yusuf senle olmak istemiyorum artik, adimlarim beni geri cekiyordu, ondan uzaklasmistim, kapiyi actim<br />
tam gidecektimki bana bisey soyledi, ne kotulugu oldugunu sordu icki icmenin, sana normal geliyor ama bana hicde oyle gelmiyor dedim, anlam veremiyordum ona normal gelmesine..<br />
tekrar ona donup son cumlemi demistim; bana hic biseyin ters gidemeyecegini soylemistim, herzaman iyi olacak bizim aramiz demistin, ama sen kendi ellerinle<br />
mahfettin herseyi dedim.. dedim ve son kez baktim ona. caresiz kalmisti oylece bakiyordu sadece sustu. gozlerimiz takili kaldi birbirimize, soyleyebilecegi tek soz yoktu..<br />
o garip halde bana bakmasi paramparca etmisti beni.. bisey soyliyecekmisin dedim ona kapidan cikmadan evvel.. bunun ustune ne diyebilirimki dedi..<br />
kafa sallayip kapidan disari cikmistim. o anki hislerim cok kotuydu iste.. herseye kabullenip beraber olmak istedigim yusufum biricigimm&#8230;<br />
beni degil o zevkini secmisti, inanamiyordumki, boyle birseyi yapmasina.. iki damla pislikten ayiramadimi kendisini bukadar zormuydu.. Ordan ayrildigimda herzamanki bulustumuz parka gitmistim.. o oturdugumuz yerler, o agaclar, cimenlikler, bana orada koparip verdigi gul, her sey ama hersey her ani beni boguyordu, icim kan agliyordu, bitmisti iste.. her an gozumun onundeydi, onu ne cok sevdigimi ilk kez acilarla tatmistim iste..<br />
okuldan sonra oraya gidip gozyaslarimi tutamaz olmustum.. her bi yerde anilarimiz vardi. artik cok usumustum, parktan geri donerken arkama bakmistim..<br />
yusufumla eve donmemiz gerektiginde, ordan hep beni izleyip, ben arkami dondugumde bana el sallardi, arkami yine donmustum, el sallayan bitanem yoktu artik..<br />
sadece hayali gozumun onundeydi, bogazim dugumlu, gozlerimde yaslar, yoluma devam etmistim, icimdeki firtinalar dinmiyordu..<br />
sanki onsuz olamiyordum, icimdeki ses git firina ona doyasiya saril, onsuz olamadigini cokk ama cok ozledigini deliler gibi sevdigini soyle diyordu,<br />
imkansiz biseydi bu. Biz yusufumla imkansiz biseyi basaracaktik iste, ama kendisi izin vermedi buna, buyuzden hayretler icindeyim.. benim icin herseyi goz onune alan o degilmiydi..<br />
aradan iki gun gecti, icimden kucuk birsey yazmak gelmisti ona, biz sonucta buyuk bir kavgayla ayrilmamistik, onun icin kucuk benim icinse buyuk bir sebepti<br />
icki icmesi. geriye baktigimda onunla gecen hatiralari dusundukce yuzum guluyordu, hic bana aci vermemisti yusufum, hep beni mutlu etmisti, kendisi dedigi gibi, o iki ay icinde gercekten dunyanin en mutlu kizi olmustum, ne yazikki bizim mutlulugumuz bir omur surmedi..<br />
mesajda cok demek istedigim seyler vardi yuregimden cok kelimeler hisler kopuyordu, ne yazikki uzatmanin bir anlami yoktu, tek icimden gecen dilegi soylemistim;<br />
inan istemezdim boyle olmasini, cok guzel gunlerimiz oldu senle, hersey gonlunce olsun.. kib.<br />
her ondan ayrildigimda kendisine iyi bakmasini istemistim iste.. cunku onun yeri ayriydi bende. hic kirmak istememistim onun o guzel kalbini, ne yazikki bana hic bisey geri yazmadi, benim gonlumse hala ondaydi..Uc aya bukadar seyi sigdirdik iste onunla.. o benim icin bir mucizeydi, sanki hz allahin bir takdiriydi,ne yazikki sonu boyle oldu, cok sevdik birbirimizi, demekki sevmek yetmiyormus. sonu acilarla dolu olsa bile geri donup baktigim zaman hayatimin enn degerli gunlerindendi aslinda.. cok kiymetliydi benim icin, yeri gercekten ayriydi, ben onun melegiydim, oda benim herseyim bitanem biricigim biricik yusufumdu<br />
cok dua etmistim rabbime hayirlisi olsun diye, demekki hayirlisi buymus. Kim dese inanmazdim ama,<br />
Yusuf yine yasak olmustu bana&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: burcu</title>
		<link>http://askhikayeleri.ufoss.com/sizden-hikayeler/comment-page-2/#comment-1977</link>
		<dc:creator>burcu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2011 12:41:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://askhikaye.ciyiz.net/?p=211#comment-1977</guid>
		<description>merebalar.
ben ondan cok nefret edıyordum yuzunu gormeye bile tahammulum yoktu abımın ısyerı var ve ıs aldıgı fırmanın ogluydu o.sureklı benı ızlıyor benımle konusuyordu sonra ben işten cıktım içimde birseyler oldu onu ozler oldum artık oda gelşmıyordu dukkana dayanamayıp netten buldum cok sasırmıstı onu ekledıgıme gunlerce konustuk numaralarımızı aldık sankı o nefret sevgıye donmustu anlasmaya baslayınca sevgılı olduk bana hıc kıyamazdı 24 yasındaydı ve ılk sevgılısı bendım en cok bu içimi rahat tutmustu bırgun onunla evlenecek mutlu olacaktım hayalımız sadece buydu ben acık rahat hayat yasayan bırıydım o aılesıne duskun dınıne duskun bırıydı aılesıne benı soyleyemedı kardesı annesı bılıyordu ıstemedı açık oldugum için onlara gore sadece kapalılar namusluymus insanı dunyada acık kapalı dıye ayırdılar arada sogukluklar oldu ama benı hala sevıyordu bulusuyorduk aglıyoduk olmadıgı için bana hep seni kimseye yar etmeyecegım derdı bigün arkadastan mesaj geldı o nısanlandı dıye dunyam yıkıldı butun gecelerım uykusuzdu yastıgım hep gozyası doluydu içime sol yanıma bi yük koymuslar ve ben onu kaldıramıyordum canım cok yanıyordu onu arayıp ısyanlarımı soyledım ama o benı yıne sevıyorsu aılesı kendılerıne uygun bırını bulmus ona ıstemıslerdı nısanlı olmasına ragmen ayrılmadık hep gorustuk benı hıc yalnız bırakmadı ve sımdı benı butun aılseı ogrendı ve acık oldugum için istemıyorlar cumartesi günü evleniyor ölmek için arabayla kaza yaptık ve yine olmadı yine ayrı düştük birbirimizden o acı çekiyor benım canım yanıyor olmuyor hayalini kurduğum evi mutlulugu herşeyi başkası sahiplendi ve benden aldı istediğimiz tek şey 1günde olsa onunla evlenmek ve onun soyadını almak acı böyle birsey olsa gerek:(((</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>merebalar.<br />
ben ondan cok nefret edıyordum yuzunu gormeye bile tahammulum yoktu abımın ısyerı var ve ıs aldıgı fırmanın ogluydu o.sureklı benı ızlıyor benımle konusuyordu sonra ben işten cıktım içimde birseyler oldu onu ozler oldum artık oda gelşmıyordu dukkana dayanamayıp netten buldum cok sasırmıstı onu ekledıgıme gunlerce konustuk numaralarımızı aldık sankı o nefret sevgıye donmustu anlasmaya baslayınca sevgılı olduk bana hıc kıyamazdı 24 yasındaydı ve ılk sevgılısı bendım en cok bu içimi rahat tutmustu bırgun onunla evlenecek mutlu olacaktım hayalımız sadece buydu ben acık rahat hayat yasayan bırıydım o aılesıne duskun dınıne duskun bırıydı aılesıne benı soyleyemedı kardesı annesı bılıyordu ıstemedı açık oldugum için onlara gore sadece kapalılar namusluymus insanı dunyada acık kapalı dıye ayırdılar arada sogukluklar oldu ama benı hala sevıyordu bulusuyorduk aglıyoduk olmadıgı için bana hep seni kimseye yar etmeyecegım derdı bigün arkadastan mesaj geldı o nısanlandı dıye dunyam yıkıldı butun gecelerım uykusuzdu yastıgım hep gozyası doluydu içime sol yanıma bi yük koymuslar ve ben onu kaldıramıyordum canım cok yanıyordu onu arayıp ısyanlarımı soyledım ama o benı yıne sevıyorsu aılesı kendılerıne uygun bırını bulmus ona ıstemıslerdı nısanlı olmasına ragmen ayrılmadık hep gorustuk benı hıc yalnız bırakmadı ve sımdı benı butun aılseı ogrendı ve acık oldugum için istemıyorlar cumartesi günü evleniyor ölmek için arabayla kaza yaptık ve yine olmadı yine ayrı düştük birbirimizden o acı çekiyor benım canım yanıyor olmuyor hayalini kurduğum evi mutlulugu herşeyi başkası sahiplendi ve benden aldı istediğimiz tek şey 1günde olsa onunla evlenmek ve onun soyadını almak acı böyle birsey olsa gerek:(((</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

